22 Temmuz 2018 Pazar

Engin Aksöz: Köprüden önce son çıkışa az kaldı

Voleybolun Adresi internet sitesi yazarlarından Engin Aksöz, 'Köprüden önce son çıkışa az kaldı' yazısı ile sitemizde sizlerle..

29 Mart 2018 Perşembe 20:23
Engin Aksöz: Köprüden önce son çıkışa az kaldı

Köprüden önce son çıkışa az kaldı

Voleybol Sultanlar Ligi’nde ilk dört sıra; yıllardır ayni takımların tekelinde.

Vakıfbank’la, Eczacıbaşı VitrA kafadan şampiyonluk adayı, üçüncülükle, dördüncülük; İstanbul’un iki büyüğünün yönetim performanslarına endeksli.

Sezon öncesi kim daha iyi kadro kurup, transferler yaparsa; onun şansı daha fazla.

Aziz Yıldırım’ın şubeye iyi bir sponsor bulunca gözünü karartarak, güçlü kadrolar kurabildiği bilinen bir gerçek. Türkiye Sultanlar Ligi, CEV Şampiyonlar Ligi ve Dünya Kulüpler Şampiyonluğu kupaları yaşanan böylesi süreçlerin sonunda müzeyi süslemişti.

Yine sarı meleklerde başarı için bir başka faktör ise; başkan Aziz Yıldırım’ın ‘iyi sıhhatte olsunlar’ dedirten ruh sağlığı!...

Sağı solu hiç belli olmuyor ki Aziz başkanın. Bankalar kredi musluğunu açar, ya da Acıbadem örneği eli cebinde sponsorlar desteğini esirgemezse; en kraliçesine bile kafa tutup,hakkından gelmediği holdingle banka bırakmadı kanaryanın. (Güney Koreli Kim’le, ‘Avatar’ lakaplı Ekaterine Gamova’lı kadroların dili olsa da konuşabilse)

Üzerine serpilmiş ölü toprağını, geçen yıl voleybol camiasını şaşkına çeviren şampiyonluğuyla silkeleyip, yeni bir peri masalına imza atan Galatasaray’da; şubesine Fenerbahçe benzeri ekstra parasal kaynakları yaratınca pek ala bu yarışın startında finali görebileceğini kanıtlamış durumda.

Tepedekiler otursun oturdukları yerde; bizim işimiz kendimizi yazmak; yani Bursa’yı konuşmaktı yazımıza başlarken.

O zaman sadede gelelim…

İlk 4 sıradaki ilk ikilinin yanına yaklaşmak daha sittin sene mümkün olmaz. Birisi reklam pastasına aktaracağı paranın büyük kısmını voleybola kanalize ederek değerlendiren lider bir kamu bankası, diğeri de bu ülkenin en önemli sanayi kuruluşlarından birisi.

Vakıfbank yeni yeni kariyer yapmaya başlasa da; Eczacıbaşı VitrA benim voleybolla tanıştığım yılların takımı; filede neredeyse yarım asra yaklaşan mazilerine bakılınca, hep başarı, hep kupa, hem şampiyonluklar görüyorsunuz. Geçmişten günümüze emeği geçenlerle, ebediyete intikal edenleri saygı ve rahmetle anmak istiyorum izninizle.

( Türk bayan voleybolunun duayen hocası Cengiz Göllü abimiz bu kulüpte özdeşleşmişti. Ben voleybola gözümü açtığım yıllarda da Selcan Teoman, Violet Kostanda Duca, Aylin Üstündağ, Hülya, Meral Babalı, (Hülya Babalı sonradan kendisi gibi Eczacıbaşı Spor Kulübü’nün basketbol takımında oynayan Melih Elçin’le evlenince, soy ismi değişmişti. O da geçen yıl yakalandığı amansız hastalığa yenik düştü), Filiz Hakyemez, bir sonraki jenerasyondan Burcu, Deniz Hakyemez (Doğan Hakyemez’le, Filiz Hakyemez’in kızları), Özlem Özçelik’le, son tahlilde de Neriman Özsoy’la, Naz Aydemir Akyol, bayan voleybolunda ekol olarak kabul edilen Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde bu spora ilk adımlarını atmışlardı)

‘Şimdi ne alaka’ değil mi? Voleybolun ismini duyunca ‘mazi kalbimde bir yaradır’ deyip, tutamıyorum kendimi; mevzuu dağılıp, başka yerlere dalsak ta olsun, o yıllarda doğmamış olanlara küçük bir katkımızdır bu bilgiler, kabul buyursunlar.

Belediyelerimizle fileye çıkarma yapsak ta; ilk 4’e burnumuzu sokmak zor değil, mucize.

O kadar paraları harcayamazlar/ harcatmazlar / bu birincisi, ikincisi böyle bir yatırım akıl işi değil, dönüşü olmayan kaynağı kullanmak için enflasyon üstü faizlerle iliklerimizi sömüren banka, ya da ciro rekorları kıran köklü bir holding olacaksın ki birileri dönüp de sana ‘Ne yapıyorsun arkadaş’ diyemesin, karın da, zararın sana ait olmalı.

Bursa Büyükşehir’le, Bursa Nilüfer’in bayanlar voleybolundaki pozisyonları aynen tarif ettiğimiz gibi. Dörtten yukarısı yasak, beşinci olurlarsa öpün başlarına koysunlar.

Bu yıl da senaryo yazıldığı gibi gerçekleşti. Rollerini oynayanlar da ne yapacaklarını iyi bildikleri için, sonucunda ‘en azından Balkan Kupası’ garanti olan derece adına fileye yükselip, birbirinden keyifli üç maçla gözlerimizin pasını sildiler.

2-1 biten seri ile; yeni sezonda Sultanlar Ligi’nde yer almayacağı aşağı yukarı kesinleşen Bursa Büyükşehir SK, Beşiktaş’la 5.lik için oynamaya hak kazanırken, seriyi kaybeden Nilüfer Belediyesi 7. sıra için Halkbank’ı beklemeye başladı.

‘Pembe dizi’ kıvamında izlenip, zaman zaman solukların tutulduğu serinin son kapışması; yine beklenildiği gibi başından sonuna büyük bir çekişmeli içinde geçti.

Büyükşehir her zamanki gibi en önemli skor opsiyonu olarak gördüğü Bulgar Dimitrova’yı 2 numarayla, geriden efektif olarak kullanıp, sayı bulurken (26 sayı)Belçikalı Leys bu kez 4 numarayı dantel gibi işleyerek (15 sayı) performansıyla ilgili soru işaretlerini silmesini bildi. Hollandalı Belien’de 2 numaradan yaptığı tek ayak üzeri smaçlarıyla, skorun kora kor gittiği dakikalara ilaç gibi geldi.(10 sayı) Hücum organizasyonlarında bir şekilde varlığını hissettirebilen Fatma Yıldırım adı gibi yıldırıma benziyor, ayni zamanda da özel bir atak oyuncusu. Formayı giydir, gerisini merak etme. (10 sayı)

Libero Aylin Sarıoğlu’nun Gizem’in Galatasaray’a gitmesinden sonra gerçekleştirdiği performans patlaması, coach Vercesi için Tanrı’nın bur lütfudur. En sert smaçları bile, vücudunu siper ederek, oyuna kazandıran Aylin’i yarın alıp, başını bir yere gidecek olursa; çok ama çok özleyeceğiz.

Nilüfer Belediyesi cephesinde Selin’in ekstra çıkışı dışında yine fazla bir yenilik görülmedi. Gökler Hakimi Buijs’in fileyi göğsüne alıp, blok üstünden vurduğu dakikalar maçların en keyif veren enstantaneleri oldu. Olağanüstü bir hücumcu bilirdik, son maçta çok iyi savunma da yaptı. 2. sette skor 19-17 BŞB lehine iken, arka arkaya üç seri hücumun dublajına girip, topun oyunda kalmasını sağlaması, maçın en güzel hareketleri arasındaydı. Selin Hazal Arifoğlu’nun giderek yükselen form grafiğinin son maçlara denk gelmesi, kendi adına olduğu kadar, takımı için de önemli bir handikaptı.

Hem BŞB’nin, hem de Nilüfer’in son maçta pasörlerinden yeteri kadar saha içi katkısı alamaması, son maçın en dikkat çekici ayrıntısıydıBŞB’de Nilay’la Cansu, Nilüfer’de de Duygu’yla, Merve  smaçör seçimlerinin yanı sıra, hücum edilmesi zor pas tercihleriyle de, kariyerleri adına kötü bir günü geride tamamlamış oldu.

Bursa BŞB ile ilgili öğrendiğimiz son gerçek, gelecek yıl kesin olarak Sultanlar Ligi’nde yer almayacak olmaları. Şubenin isim hakkının Bursa içinden bir şirket ya da kuruma satılmasının düşünüldüğü, (Sıklıkla PETKİM, Nestle gibi isimler telaffuz ediliyor olsa da teyit ettiremedik)  gerçekleşmezse Bursa dışı alternatiflerin değerlendirileceği ihtimaller arasında.

Yönetimin var gücüyle şube el değiştirse bile Bursa’da kalması için çaba sarf ettiği, ama son sözün BŞB Başkanı Alinur Aktaş’ın vereceği edindiğimiz son tiyolar arasında.

Bu kadar iç karartan yorumu, dudaklarda tatlı bir tebessüm oluşturan güzel bir haberle bitirelim.

Son maçın bitiminde iki takımın staffıyla, yönetici kadrosu akşam yemeğinde bir araya gelerek; sezonun değerlendirmesini yaptı. Dileriz devamı da gelir.

Engin Aksöz / Bursa 

Paykasakarti.net| paykasa kart al, paykasa satın al, ucuz paykasa, paykasa fiyatları, paykasa nedir, paykasa al, paykasa bayi, istanbul paykasa, ankara paykasa, adana paykasa

    Yorumlar

GAZETE MANŞETLERİ

HAVA DURUMU

Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

EN ÇOK YORUMLANANLAR

BUGÜN

BU HAFTA

BU AY

ARŞİV