18 Eylül 2019 Çarşamba

Voleybol Ülkesi

Aydınlık Gazetesi Yazarı Cem Zeren'den Voleybol Ülkesi başlıklı yazıyı sizlerle paylaşmak istiyoruz...

12 Eylül 2019 Perşembe 09:53
Voleybol Ülkesi

Dokuz alan çocuğunu, sınıfta on alan var diye azarlayan veli gibiyiz. Sanki her ortamı hazırlıyoruz çocuğa da... Erkek Basketbol Milli Takımımız Dünya Kupası’nda ABD’ye uzatmada kaybediyor. Yaslara bürünüyoruz. Kadın Voleybol Milli Takımımız Avrupa Şampiyonluğunu son Avrupa ve Dünya Şampiyonu ve Olimpiyat ikincisi Sırbistan’a 3-2 kaybederek kaçırıyor, ahlar vahlarla üzülüyoruz. İlk kez bir bayrak takımımız Olimpiyatta 2012’de 4 x 400 kadınlar yarışında ülkemizi temsil etmişti. Takımımız serisinde sonuncu oldu. Yarıştan sonra spiker “Neden başarısız oldunuz” diye sorunca, atletimiz Pınar Saka, “Dünyada olimpik bir sporda ilk 16’da olduklarını” hatırlatıp “Bizi eleştirenler dünyada hangi konuda ilk 16’dayım diye düşünmeli” demişti. Olimpiyata giden bir sporcu her zaman takdiri hak eder, tıpkı ABD Milli Takımı ile uzatma oynayan basketçi ya da Avrupa Şampiyonası’nda final oynayan voleybolcu gibi.

LİGİMİZDE SIRPLARIN YEDEĞİYİZ

Kadın Voleybol Milli Takımımız kıl payı Avrupa Şampiyonluğunu kaçırdı. Oyuncularımızın bazıları kendi ligimizde rakiplerinin yedeği olarak bekleyen oyuncular. Tijana Boskovic 2015’ten beri Eczacıbaşı’nda, Ognjenovic 3 sezon Eczacı’da oynadı, bu sene Vakıfbank’ta, Mihajlovic tekrar Fenerbahçe’ye döndü. Veljkovic Galatasaray’da, Bjelica Salihli’de, Blagojevic Trabzon’da forma giydiler. Terzic de geçtiğimiz seneden beri Fenerbahçe’nin başantrenörü. Sırbistan takımını ligimiz hayatta tutuyor. Eczacıbaşı’nda Boskovic hep ilk altıdayken, çoğu kez oyuna giremeyen Meliha ve Gözde’den finali kazanmasını bekliyoruz. Oyuncularımıza ligimizde Sırplara giydirdiğimiz kadar forma giydirdiğimiz an Avrupa Şampiyonu olacağız.

Sultanlar Ligi’nde genç oyuncularımızın kadroya giremeyeceğini önceden kabullendiğimiz çifte lisans uygulaması kalkmalı, alt liglerde yabancı oyuncu yasaklanmalı, Sultanlar Ligi’nde de Türk oyuncuların daha fazla zaman alması teşvik edilmeli.

Avrupa Şampiyonası finalinde sahadaki oyuncuların çoğu Sultanlar Ligi oyuncusu. Ancak ligimizden her hafta sadece birkaç maç yayınlanıyor. Türk kanallarında yayınlanan İtalya Ligi karşılaşması ülkemiz liginden fazladır. Yayıncı kuruluş TRT’nin, basketbol ve futbol liglerimizin yayıncı kuruluşları gibi, voleybol liglerimizin de tüm maçlarını yayınlaması; ülkemize Avrupa ikinciliği gururunu yaşatan oyuncularımızın hakkıdır.

GUIDETTI FARKI

Geçtiğimiz sene Mayıs ayında “Guidetti Farkı” isimli yazımda ABD’yi Amerika’da yenmemizle başlayan sürecin madalyalarla sonuçlanacağını yazmıştım. Guidetti önce Almanya’ya Grand Prix üçüncülüğü, ardından 2 kez Avrupa ikinciliği ve ayrılmadan da Avrupa Ligi Şampiyonluğu ve ikinciliği yaşattı. Almanya’dan ayrılınca bu rüzgâr biraz devam etti. Guidetti, Hollanda’ya da Grand Prix üçüncülüğü ve Avrupa ikinciliği yaşattı. Ayrıldıktan sonra, Hollanda, Guidetti rüzgârıyla en iyi günlerini yaşadı. Bu şampiyonada Hollanda’nın da bu ritmi kaybettiğini gördük. Guidetti, milli takımımızın başına geçtiğinden beri hep başarılıyız. Önce Avrupa Şampiyonası’nda bronz, 2 sene sonra gümüş; Dünya Milletler Ligi’nde de 2.lik ve 4.lük. Gerek Dünya Milletler Ligi’nde gerek Avrupa Şampiyonası’nda oynadığımız finalleri 3-2 kaybettik. Guidetti’den önce, sonbahardaki önemli turnuvalarda yaz boyu Grand Prix’de emek harcayan oyuncuların kadrodan çıkarılıp bu emeği harcamamış oyuncularımızın forma giydiği disiplinsiz bir düzen vardı. Guidetti milli takıma disiplin ve sistem getirdi. Sonucunda başarı da geliyor. Yarı final maçında Polonya’yı yeneceğimizi biliyordum. Ama maçtan sonra Guidetti’nin Türkçe konuşacağını bilmiyordum. Birçok Avrupa takımında olduğu gibi yabancı çalıştırıcı ve oyuncuların çalıştıkları ülkenin dilinde konuşmasına özenirdim. Guidetti, ülkemizin bu eksiğini de Türkçe konuşarak tamamladı.

ORGANİZASYON VE SEYİRCİ EKSİKLİKLERİ

Turnuva sonrası CEV Başkanı’nın organizasyonumuza ve seyircimize övgülerini dinledik. Aleksandar Boricic, 4 ülkenin ev sahipliğini de övdü. Turnuvanın ortasında; Slovakya’nın son 16 maçını Slovakya’da oynatmak için statü değiştiren, son 16 eşleştirmelerini kuralsız şekilde ayarlayan ve takımları ülkeler arasında dolaştıran bu sistemin beğenilecek bir yanı yok. Grup maçlarını ülkemizde oynayan Bulgaristan, bir maç için Macaristan’a gidip sonra Sırbistan maçı için ülkemize döndü. İtalya, Polonya’da grubu lider bitirdi. Sonra Slovakya’ya gitti Slovakya’yı yendi, Polonya’ya geri döndü Rusları yendi, Türkiye’ye geldi yarı final oynadı. 7 günde 3 ülkede maç oynadılar. Böyle statü olmaz. Organizasyonumuzda da hatalarımız vardı. Birkaç hafta önce yazmıştım: “Sahanın 1 metre yüksekliğindeki aydınlanma 1000 lüks olmalıdır” diye. Ülkemizde ne yazık ki bu kurala uyulmuyor. Polonya üçüncülük maçında yetersiz aydınlanmaya haklı olarak itiraz etti. Yarı final maçı dakikalarca durdu. Umarım Avrupa Şampiyonası’nda yaşadığımız bu aksaklık ligimiz için ders olur, oyuncularımızı karanlıkta oynatmaya devam etmeyiz. Yine geçtiğimiz haftalarda her yaşta Balkan Şampiyonası’nda en iyi oyuncuların ödüllendirildiğini, ancak ülkemizde düzenlenen 19 Yaş Altı Balkan Şampiyonası’nda bu ödüllerin verilmediğini yazmıştım. Avrupa Şampiyonası’nda da hem oyuncularımızı hem misafirlerimizi onurlandıran gelenekselleşmiş bu ödüllerin verilmemesi çok büyük bir eksiklikti. İki sene önceki Avrupa Şampiyonası’nda en iyi orta oyuncu ödülünü alan Eda’ya çok daha iyi oynadığı ve turnuvanın en iyi blok istatistiğine sahip olduğu ülkemizdeki turnuvada ödül vermedik.

Çeyrek final ve sonraki maçlarda sahamızda arı gibi çalışan Simge’ye en iyi libero ödülünü vermedik. Bakü’de bir MVP ve 7 en iyi oyuncu ödülü verilmişti. Daha fazla oyuncuyu onurlandırmak için MVP alan oyuncu en iyi oyuncu ödüllerinden almamıştı. Ankara’da MVP değişmedi, Boskovic ödülünü aldı. En iyiler ödüllerinin verilmemesi şampiyonanın değerini düşürdü. Birçok seyircimiz de spor seyircisi olmadığını kanıtladı. Neredeyse 14 bin kişi final maçını izledi. Ancak kupa seremonisinde salonda bir avuç seyirci kaldı. Oyuncularımızın ikincilik kupasını almasını izlemeden gitmek emeğe saygısızlıktır. Avrupa Şampiyonunu kupasını alırken izlemeden salondan ayrılanların ülkesinde Olimpiyat yapılmaz, bu seyirci de övülmez. Polonya’da düzenlenen Dünya Oyunları’nda madalya seremonileri stat ve salonların dışında yapılıyordu. Sadece madalya verilip ulusal marş söylenen bu seremonileri bile yüzlerce kişi izliyordu. Yine de, madem Boricic organizasyon ve seyirciyi beğenmiş, o zaman turnuva sonrasında Ocak ayındaki Olimpiyat elemesinin sanal ortamda bahsedildiği gibi Türkiye’de oynanacağını da açıklasaydı, daha inandırıcı olurdu.

FIVB Kadınlar Dünya Kupası 14 Eylül’de Japonya’da başlayacak. FIVB’nin saçma statüsü nedeniyle Avrupa’yı Sırbistan, Hollanda ve Rusya Dünya Kupası’nda temsil edecek. Avrupa’yı temsil edecek takımlar 2017 Avrupa Şampiyonası’na göre belirlense kupaya Rusya’nın yerine katılacaktık. 1 Ocak 2019 FIVB Dünya Sıralamasına göre Dünya Kupası’na katılım sağlandı. 2015 Dünya Kupası, 2016 Olimpiyatı, 2017 Grand Prix ve 2018 Dünya Şampiyonasından puan verilen sıralamaya 2. olduğumuz 2018 Dünya Milletler Ligi ve 3. olduğumuz 2017 Avrupa Şampiyonası’ndan puan verilmiyor. Ne CEV’in ne FIVB’nin işine akıl ermiyor.

12 Eylül’de Avrupa Erkekler Voleybol Şampiyonası başlıyor. Son 2 Avrupa Ligi’nde kürsüye çıkan ve FIVB U23 Dünya Sıralamasında lider olan Erkek Milli Takımımız da ülkemizi gururlandıracaktır. Eylül ayında gelecek 2. madalya Türkiye’yi voleybol ülkesi yapar! 
Anahtar Kelimeler: Cem Zeren, Voleybol Ülkesi

    Yorumlar

GAZETE MANŞETLERİ

HAVA DURUMU

Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

EN ÇOK YORUMLANANLAR

BUGÜN

BU HAFTA

BU AY

ARŞİV