18 Temmuz 2019 Perşembe

Kadınlar 1. Lig Tek Grup Olmalıdır

01 Temmuz 2019, 13:44
Kadınlar 1. Lig Tek Grup Olmalıdır
Merhaba Sevgili Voleybol Severler,
 

2000’li yıllardan itibaren Türk voleybolunda, avrupada ve dünyada büyük başarılar elde edildi. Voleybol, ülkemizde spor endüstrisinde hatırı sayılır bir yer edindi. Büyükşehirlerin başını çektiği kentlerde voleybol okulları açılmakta.

Aileler bu okulları güvenilir gördükleri için çocuklarını kayıt ettirerek, voleybol eğitimi aldırdılar. Okullarda profesyonel eğiticiler tarafından voleybolun temel eğitimi verilmekte. Gençler için bir gelecek ve bir yaşamsal hedefe dönüştü. Özellikle kız çocukları ve genç kızlar için voleybol çok sevilen bir spor dalı.

Bayan voleybol liglerinde 2018-2019 sezonunda süper ligde 12 takım, 1. Ligde 14’i iki grup halinde 28 takım ve 2. Ligde 80 takım, toplamda 120 takımla lige başlandı. 1. Ligde 2 takım ve 2. ligde 5 takım sezon başında veya sezon ortasında ligden çekildiler.

Devlet kurumları, özel şirketler ve spor kulüpleri voleybola büyük yatırımlar yapıyor. Özellikle bayan voleybolu çok rağbet görmekte. Kız çocukları, voleybol okullarından başlayan eğitimlerden sonra kulüplerin lig takımlarında oyuncu olma hayalleri, hedefleri arasında.

Türk milli takımı ve kulüpler düzeyinde alınan başarıda Türkiye Voleybol Federasyonu’nun akılcı ve doğru yönetimi var. Federasyonun voleybolu iyi yönettiğini buradan belirtmek isterim. Antrenörlerin yetişmesi, hakem eğitimleri, liglerin organizasyonu, kulüplerle ilişkiler konusunda Türkiye Voleybol Federasyonu’nun başarısının hakkını vermek gerekir.

Voleybol liglerinin düzenlemesini yeni bir tasarımla, yeniden yapılandırılmasını öneriyorum. Voleybol kulüplerinin örgüt kültürü, bütçesi, kurumsallaşma gibi kriterler nedeniyle yeni bir lig tasarımı oluşturma ihtiyacı olduğunu buradan belirtmek istiyorum. Kulüpler arasında güç dengesinin nerede kümelendiğini ve nerede benzer gruplar oluştuğu konusunda bir gözden geçirmeye ihtiyaç duyulmaktadır.

Federasyon bu güç farkını takımları üç kategoriye ayırarak, süper lig, 1. Lig ve 2. Lig olarak dengelemeye çalışıyor. Süper lig takımları arasında doğal olarak bir güç farkı var. Ancak rekabet ve yarışmacı anlayış gereği lig oluşturacak düzeyde takıma ihtiyaç duyulduğundan en başarılı takımların en tepesinden, şu anda olduğu gibi 12 takım halinde en üst lig oluşturulmuştur. 1. Lig iki gruplu 24 takımdan oluşmakta ve geride kalan 80 takım 2. Lig takımları olarak düzenlenmektedir.

1. Lig ve 2. Lig’in yeni bir tasarımla yeniden düzenlenmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Özellikle 1. Lig takımları arasında örgüt kültürü, bütçe, kurumsallaşma gibi kriterlerden dolayı A ve B grupları kendi içinde bir güç dengesizliği oluşmuştur. A ve B gruplarının sezon bitiminde üst sıralarda yer alan takımlarla alt sıralarda yer alan takımların hedefleri, yönetsel beceri, oyuncu kriterleri bakımından büyük farklar ortaya çıktığı görülmektedir.

1. ligin üst sıralarında yer alan takımlarla alt sıralarında yer alan takımlar, ayrı liglerin takımları kadar aralarında fark var. A grubunu lider bitiren Sarıyer Belediyespor ve bir üst lige yükselen Yeşilyurt takımları oyuncu özellikleri, bütçe ve kurumsallaşma bakımından daha dirençli ve sürdürebilir bir gelişim göstermişlerdir. Ligin alt sıralarındaki takımlar sadece kendi evinde bir üstteki takımı yenebilecek başarı hedefi ortaya koyduklarını gördük. Bir başka kriterde, Sarıyer Belediyespor ile Yeşilyurt daha önce süper lig deneyimi olan ve bu kültürü yaşamış takımlar. Ligin alt sıralarındaki takımlar ise, birkaç yıl önce mahalli ligden veya 2 ligden yükselen takımlar. Bu takımlarda başarılar elde ederek 1. Lige yükseldiler, ancak güç bakımından kendilerine daha yakın olan takımlarla aynı ligde olmak, bu takımların oyuncularını ve kulübün kurumsallaşmasına daha çok katkı yapacaktır.

1. Ligde şampiyonluğa oynayan takımların kadrosu bir üst ligdeki takımların yetiştirdiği yetenekli ve deneyimli oyuncularını kadrosuna kattığı görmekteyiz. Alt sıralardaki takımların oyuncuları, genç takımının ilk defa lig deneyimi yaşayan oyunculardan oluşabilmekte. 1. Ligdeki üst sıralardaki takımlar, neredeyse sezonun yarısını daha kolay ve efor sarf etmeden maç kazanabilmekte. Alt sıralarda yer alan takımlar, neredeyse maç kazanamadan, ancak bir üstteki takımı kendi sahasında yenebilmekte. Bu durum oyuncunun gelişmesini engellemekte. Oyuncu kendi yeteneklerini ortaya koyamıyor ve sürekli başarısızlık yaşayarak motivasyon kaybına yol açabiliyor.

1. lig A ve B gruplarındaki takımlarının son 4 yılın başarı istatistiği oluşturdum.

Son dört sezonda gruplardan süper lige çıkan 8 takım; 12 sezon ilk 7’de yer almış, 2 sezon 7.’likten sonra yer almış. Süper lige yükselen takımların yüzde 87,5’i, ilk 7 takım arasından çıkmış.

Bir üst lige çıkan takımların büyük çoğunluğu, grupların üst sıralarındaki takımlar.

Son dört sezonda gruplardan ilk dörde girip play-off oynayan 22 takım; 41 sezon ilk 7’de yer almış, 7 sezon 7.’likten sonra yer almış. İlk dörde girip play-off oynayan takımların, yüzde 85,4’ü, ilk 7 takım arasından çıkmış.

Play-off oynayan takımların büyük çoğunluğu, grupların üst sıralarındaki takımlar.

Son dört sezonda gruplardan sezonu ilk 7’de bitiren 33 takım; 57 sezon ilk 7’de yer almış, 14 sezon 7.’likten sonra yer almış. Sezonun İlk 7’de tamamlayan takımların, yüzde 80,3’ü, ilk 7 takım arasından çıkmış.

Sezonu ilk 7’de bitiren takımların büyük çoğunluğu, grupların üst sıralarındaki takımlar.

Son dört sezonda gruplardan sezonu 7.’likten sonra bitiren 36 takımdan; 20’si ligden düşmüş. 6’sı isim değişikliğine gitmiş, 9’u ligde kalabilmiş, 1’i süper lige yükselmiş. Ligden düşen 20 takım ile isim değişikliğine giden 6 takımın 1. lig faaliyeti sonlanmıştır. Sezonu 7.’likten sonra bitiren takımların yüzde 68’4’ü ligden düşmüş veya isim değişikliğine gitmiş.

Sezonu ilk 7’den sonra bitiren takımların büyük çoğunluğu, ligden düşmüş veya isim değişikliğine gitmiş.

Bu istatistik ve araştırma sonucu, 1. Lig takımları arasında büyük güç farkı olduğunu gösteriyor. Takımların yarısı istikrarlı bir şekilde yoluna devam ediyor, diğer yarısı ligde bile tutunamayacak durumda, 1. Ligde yaşamını sürdüremeyecek bir istikrarsızlık içinde.  

19. Yüzyılın matematikçi Gauss’un, çan eğrisi teoremi, evrende bulunan cisim, nesne, madde, eşya, niteliksel veya niceliksel değerler belli bir dizin, bir sıralama sistemine göre kümelendiğini varsaymakta.

Örneğin; Evrende bulunan canlı ve cansız her şeyin yüzde 16’sı en büyük, yüzde 68’i ortanca büyüklükte, yüzde 16’sı küçük.

Gauss teoremine göre; tüm nesne, madde ve cisimler yüzdelik durumlarına göre 16’sı uçta yer alır, 68’i ortada yer alır, 16’sı geride yer alır.

Gauss’un bu teoremi aslında kabaca yüzde 20 en uçta, yüzde 60 ortada, yüzde 20 geride yer aldığı varsayılmaktadır.

Örneğin; Büyük bir şirketin yöneticisi işe başladığında, astların; kendisine olan kabul duygusu bakımından, yüzde 20’si şartsız kabul etmekte ve güven duymakta, yüzde 60’ı bekleyelim, görelim, yöneticinin tavrına göre davranış oluşturalım diyebilmekte, yüzde 20’si daha başından yöneticiye karşı ve önyargılıdır.

Bir örnek daha; Türkiye’de şehirlerin yüzde 20’si çok büyük, (hatırlarsanız yakın bir zamana kadar büyükşehir sayısı 16’ydı). Yüzde 60’ı orta büyüklükte. Yüzde 20’si çok küçük şehir, neredeyse ilçe büyüklüğünde.

Şimdi esas konumuza gelelim;

Kadın voleybol ligi takım sayısı 120’dir. Yüzde 20’si, 24 eder. İşte size, sözünü ettiğim voleybol takımlarının bütçe, örgüt kültürü ve kurumsallaşmadan dolayı güç farkı bakımından birbirine yakın süper lig 12 takım ve önerdiğim tek gruplu 1. Lig takım sayısı 12 olduğunu düşünürsek, bu iki rakam yüzde 20’ye karşılık geliyor. Takımların başarı durumlarına göre yüzde 20’lik üst bölümü süper lig ve 1. Lig olarak düşünebiliriz.

ÖNERİM - 1: 1. Lig tek grup olarak yapılandırılmalıdır. Mevcut A ve B gruplarında kurumsallaşmış ve voleybol kültürü oluşturmuş başarılı takımlardan bir grup oluşturulmalı. 

ÖNERİM - 2: 1. Ligin A ve B grubunun ilk 7’den sonraki takımlarından ve alt ligden başarılı takımlarından oluşacak 2. Lig A ve B grubu olarak oluşturulmalı.

ÖNERİM – 3: Mevcut 2. Lig takımları birbirlerine olan ulaşım kolaylıkları göz önünde bulundurularak ihtiyaca ve şartlara göre belirlenecek grup sayısı kadar 3. Lig oluşturulmalı.

Yani, 1. Ligin tek grup olarak düzenlemesi, 19. Yüzyılın matematikçisi Gauss’un, normal dağılım teorisi, aslında bayanlar voleybol liglerinin en üstten iki ligdeki takım sayısını, bir varsayımla ortaya koymaktadır.

Birbirine çok az benzeyenler arasında etkileşim daha azdır; Oysa birbirine daha çok benzeyenler birbirleri daha çok geliştirirler.

Atila İNCE 

    Yorumlar

GAZETE MANŞETLERİ

HAVA DURUMU

Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

EN ÇOK YORUMLANANLAR

BUGÜN

BU HAFTA

BU AY

ARŞİV