21 Temmuz 2019 Pazar

Karşıyaka Sakarya Gelişim Spor'a Neden Kaybetti?

10 Şubat 2019, 12:50
Karşıyaka Sakarya Gelişim Spor'a Neden Kaybetti?

Merhaba sevgili Voleybol Aktüel Takipçilerimiz,

Karşıyaka evinde oynayacağı bu maçı kazanmak istiyordu. İlk dörde girip, grup maçlarına katılmak istiyordu.

Sakarya Gelişim, alt sıralardan kurtulmak, sezonu orta sıralarda tamamlayıp ligde kalmak istiyordu. Deplasmanda, rakipten ne koparırsam ümidiyle maça başladı.

Birinci set; Karşıyaka teknik molaya 12-6 önde girdi. 20’li sayılara 20-12 önde girdi. Seti 25-15 alarak 1-0 öne geçti.

Her iki takımda çok yavaş oynadılar. Ralliler neredeyse bir-iki tur döndü. Karşılıklı hatalarla ve takımlar birbirlerine sayı ikramlarıyla geçti.

İkinci set; Karşıyaka teknik molaya 12-11 önde girdi. 20’li sayılara 20-19 önde girdi. Seti 26-24 vererek maçı 1-1’e getirdi.

Sakarya Gelişim bu setten itibaren oyunu hızlandırdı. Topu hızlı çevirdi, hızlı atak yaptı. Karşıyaka, rakibin bu hızlı oyunu karşısında zorlandı.

Üçüncü set; Sakarya Gelişim teknik molaya 12-8 önde girdi. 20’li sayılara 20-17 önde girdi. Seti, 25-20 alarak 2-1 öne geçti.

Dördüncü set; Karşıyaka teknik molaya 12-9 önde girdi. 20’li sayılara Sakarya Gelişim 20-18 önde girdi. Seti 25-22 alarak, maçı 3-1 kazandı.

Karşıyaka, ilk seti rakibin deplasmanda olmasından ve oyuna ısınamamasından dolayı çok rahat aldı. Ancak rakip, etkili hücum yapınca savunma yapmakta çok zorlandı. Özellikle arkaya düşen toplar, neredeyse oyuncunun üzerinde patladı. Arkada çok hata yaptılar. Bir takım çok hata yapıyorsa, konsantrasyon eksikliği vardır. Maçın belli anlarında biraz toparlanır gibi oluyorlar, sonra arka arkaya sayı vererek oyundan düşüyorlar.  

Sakarya Gelişim, ikinci setten itibaren oyunu hızlandırdı. Hızlı atak yaptı. Ezgi Abanoz öndeyken 4 numaradan blok üstünden ve blok hizasından çapraza toplar atarak Karşıyaka’yı çok zorladı. Geride oynadığında ortadan hücum etti. Ahsen Çakmak, etkili smaçları ve plaseleriyle rakibi çok zorladı. Çok iyi blok yaptılar. Rakibi, file önünde etkisiz hale getirdiler. Arkaya düşen toplarda neredeyse hatasız oynadılar. Çok iyi savunma yaptılar. İyi mücadele ettiler. Çok az hata yaptılar. Maçı hak ederek kazandılar.

Karşıyaka Neden Kaybetti?

Kadrodaki oyunculardan kaptan Aslı, libero Melis ve orta oyuncu Ece Kozdere haricinde tüm oyuncular, hafta içinde salı günü genç takım maçına çıktılar. Maçı canlı izlemiştim. Genç takım maçından 3 gün öncede deplasmanda Yeşilyurt maçına çıktılar. Maçın çoğunluğunda kaptan Aslı hariç, diğer oyuncuların tamamı genç takım maçında oynayan oyunculardı.

İki gün önceki yazımda da belirttim. Karşıyaka A takım oyuncusunu, genç takım maçlarında oynatmaktan vazgeçmelidir. Genç takımın tamamı, A takım maçına çıkıyor. A takımdan Aslı, Ece ve Melis’in yaşı tutsa bunları da oynatacaklar.

Spor Psikoloji diye bir bilim dalı var. Bilime karşı durulmaz. Bilimin gereği yapılır. Gelişmekte olan genç yetenekler, haftada iki farklı kulvarda maç yapıyorlar. Fiziksel ve zihinsel yorgunluğu geçmeden ardı ardına maçlara çıkıyor. Bundan da başarı bekleyeceksiniz.

Takımın yüzde sekseninin genç takımda oynaması kararını kim verdi? Kimler planladı? Bu kararı verirken, oyuncunun gelişimi ve maç yorgunluğu gibi başarıyı doğrudan etkileyen durumlar dikkate alındı mı?

Açıkcası, bu mağlubiyetin sorumlusu Tamer hoca olamaz. Elindeki kadro ortada. Kulübün oyuncuyu görevlendirme politikası ortada…

Hele hele bu mağlubiyetin sorumlusu oyuncular hiç olamaz. Kıymayın bu çocuklara… Bu kadar yükün altında bırakmayın. Tamam, Karşıyaka kulübü asil ve köklü gelenekleri olan bir kulüptür. Oyuncu yetiştirir ve oyuncusuna güvenir. Ama bu kadar güvende fazla. Bu kadar sorumluluk çok fazla, bu kadar görev çok çok daha fazla.

Eğitim bilimlerinde bir kural var. Eğer bir kişiye üstesinden gelmekte zorlanacağı görev ve sorumluluk verirseniz, başarısızlığa yol açar. Buna, eğitim biliminde geriye ket vurma denir. Genç takımda başarılı bir şekilde uyguladığı bir kazanımı, A takımda uygulamakta başarısız olursa, bundan böyle A takımda da genç takımda da başarısız olur. Yani öğrenme geriler. Peki bu takım, Salı günü de yenilmedi mi? Bugün de yenilmedi mi? Aslında Salı günkü maçı da bugünkü maçı da doğru planlamayla kazanılabilirdi.

Daha durun, genç oyunculardan sekiz tanesi de lise öğrencisi. A takım, genç takım, yıldız takım ve lise takımlarında maçlara çıkıyorlar, birde lisede eğitim görüyorlar.

Karşıyaka zaten, bir sezonda içinden iki as takım çıkarmış. Takımdan ayrılanlar olmuş. Ayrılanlar iki ayrı takım olur, ligde biri ilk dörde girer, biri de orta sıralarda yer alır. Sürekli genç ve yıldız takımdan takviye yapıyorsunuz, oyuncunun zaten lig deneyimi yok, birde kulüp, oyuncuyu her kategoride oynatıyor.

Bir kulübün A takımı, o kulübün vizyonudur, yani ufkudur. Vizyon, kararlı ve güçlü olmalıdır. Vizyonu güçlü kılmazsanız, görev ve sorumluluk yüklediğiniz neferler misyonunu yerine getiremezler.

Oyuncu A takımda maça çıkıyor, rakip oyuncular dünya kulübü takımların alt yapılarından yetişmişler. Oyuncunun A takımda kendini değerli ve önemli hissediyor. Şöyle bir gardını alıyor, üç gün sonra mahalli ligde genç takım maçına çıkarıyorsunuz. Peki, bu oyuncunun gardı düşmüyor mu?

Hiçbir oyuncu ben oynamam demez, kulüp yöneticisi veya hocasının karşısına çıkıpta ben A takım oyuncusuyum genç takımda oynamam demez. Neden desin ki? Geleceği söz konusu, sorun çıkaran biri olmak istemez. Ailesinden, yurdundan yuvasından kopup gelmiş, ne görev verilirse yapmak ve göze girmek istiyor.  

A, genç, yıldız takımlarının hepsinin ayrı ayrı oyun düzeni ve oyun kurgusu var. Bir insan hangi işi sürekli ve devamlı yaparsa beyin o işe odaklanıyor. Bir bilimsel bulgu daha, öğrenilen bir yaşantı veya davranış birbirine benzeyen iki olgudan birinde sporcu, bir engel veya başarısızlık yaşamışsa; diğer olgunun üstesinden gelmesinde “olumsuz aktarma” yani negatif transfer durumu ortaya çıkar. Kısaca A takım oyuncusu, genç takım maçlarında takım kurgusu veya maçın zorluğundan yaşadığı bir öğrenme yaşantısını olumsuz bir şekilde A takımın maçlarına aktarır.

Bir sporcu bir maçtan sonra 24-72 saat içinde tam dinlenmiş olur. Bir maç, haftada bir kez yapılan 3 setlik oyundan ibaret değildir. Maçın fiziksel antrenmanı, taktiksel antrenmanı, teknik antrenman çalışması, moral ve motivasyon yüklemesi bunların hepsi bir haftalık bir süreci kapsar. Bir haftalık bu hazırlık süreci ancak bir maçlıktır.    

Lig başlamadan önce, bir sezonun planlanmasını yazmıştım. Bir takımın başarısı sadece iyi antrenman yapmak değildir. Doğru transfer, karar verme, planlama, işbirliği, işbölümü, hedef belirleme, motivasyon gibi yönetsel süreçlerin akılcı ve etkili bir şekilde yönetilmesi gerekir.

Hiç değilse, A takımdan ilk altıya çıkardığınız oyuncuları genç takım maçlarına çıkarmayın.

Karşıyaka’nın başarısı İzmir’in başarısıdır. Kim istemez ki, Karşıyaka’nın süper ligde olmasını…


Atila İNCE 

    Yorumlar

GAZETE MANŞETLERİ

HAVA DURUMU

Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

EN ÇOK YORUMLANANLAR

BUGÜN

BU HAFTA

BU AY

ARŞİV