20 Ekim 2018 Cumartesi

Eski Voleybolcu Pınar Özbek iş hayatında da çok başarılı

Eski voleybolcu, Türkiye’de kadın voleybolu denince ilk akla gelen Eczacıbaşı’nda yetişen ardından Galatasaray ve Vakıfbank gibi büyük kulüplerde profesyonel olarak voleybol oynayan Pınar Özbek, profesyonel iş kariyerine devam ettiği Amerika’nın dev sağlık şirketlerinden Ge Healthcare’de Girişimsel Radyoloji Bölümünde Global Kliniksel Müdürü olarak önemli başarılara imza atıyor.

02 Ağustos 2018 Perşembe 14:47
Eski Voleybolcu Pınar Özbek iş hayatında da çok başarılı
Eski voleybolcu, Türkiye’de kadın voleybolu denince ilk akla gelen Eczacıbaşı’nda yetişen ardından Galatasaray ve VakıfBank gibi büyük kulüplerde profesyonel olarak voleybol oynayan Pınar Özbek, profesyonel iş kariyerine devam ettiği Amerika’nın dev sağlık şirketlerinden Ge Healthcare’de Girişimsel Radyoloji Bölümünde Global Kliniksel Müdürü olarak önemli başarılara  imza atıyor.

Özbek'in başarılarını takip eden Klass Magazin Dergisi'nin, eski voleybolcu ile yaptığı söyleşi sizlerle...


GE HEALTHCARE’DE GİRİŞİMSEL RADYOLOJİ BÖLÜMÜNDE GLOBAL KLİNİKSEL MÜDÜRÜ OLAN PINAR ÖZBEK, TÜRKİYE’DEN AMERİKA’YA UZANAN BAŞARILI İŞ KARİYERİNİ KLASS’A ANLATTI: 


“AMERİKA GENELİNDE VE DÜNYADA İSİM YAPMIŞ DOKTORLARLA ÇALIŞMAK BANA BÜYÜK DENEYİM KAZANDIRDI”

Türkiye’de kadın voleybolu denince ilk akla gelen Eczacıbaşı’nda yetişen ardından Galatasaray ve Vakıfbank gibi büyük kulüplerde profesyonel olarak voleybol oynayan Pınar Özbek, bugün Amerika’nın dev sağlık şirketlerinden Ge Healthcare’de Girişimsel Radyoloji Bölümünde Global Kliniksel Müdürü olarak önemli başarılara imza atıyor. Amerika’nın her yıl en iyi ilk 10 hastanesi arasına giren University of Michigan Hastanesi’nde Girişimsel Nöro Radyoloji bölümünde Nöro Technologist olarak çalışan ve dünyaca ünlü kalp cerrahı Dr. Mehmet Öz’ün de çalıştığı New York Presbyterian Hastaneleri’nde yoğun çalışmalar yapan Pınar Özbek, Türkiye’den Amerika’ya uzanan başarılı iş kariyerini, dünya devi bir firmada gerçekleştirdiği üst düzey çalışmalarla sağlık sekötürüne sağladığı katkı ile renkli özel yaşamını Klass okurları için anlattı.    


“Sekiz yıl önce GE Healthcare’de çalışmaya başladım. Girişimsel Radyoloji, Nöro Radyoloji, Nöro Cerrahi alanlarında Amerika genelinde ve dünyada isim yapmış doktorlarla çalışmak bana büyük deneyim kazandırdı. İçimde olan öğretme ve bilgilerimi paylaşma sevgisi benim hastane ortamından ayrılıp, kurumsal alana geçme kararını vermeme sebep oldu. GE Healthcare gelme sebebim de tamamen angio sistemleri üzerinde pozitif deneyimim olmasındandı.”

“Şu an GE Healthcare’de Girişimsel Radyoloji bölümünde Global Kliniksel Müdürü olarak çalışıyorum. Bu görevimde Amerika kıtasından yani Kanada’dan, Güney Amerika’ya kadar uzanan bir bölgeden sorumluyum. Girişimsel Radyoloji alanında kullanılan Angio makinalarının ürün geliştirilmesinde aktif bir rolüm var.”

Önce Bilkent’te Turizm Otelcilik eğitimi aldınız, sonra ise ABD’de Radyoloji Teknolojileri… Sizi hem sektör hem de kıta değiştirmeye iten ne oldu? Hangisi önce geldi, kariyer değişikliği mi ülke değişikliği mi? 
Sorunuz çok güzel ama aslında hiçbiri desem yalan olmaz. Gerçek sebebi voleyboldu. Türkiye’de yaşadığım yıllarda profesyonel voleybolcuydum. Voleybola 11 yaşında, Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde başladım ve bu kulübün A takımına kadar yükseldim. Voleybolun duayeni sayılan rahmetli antrenörüm Cengiz Göllü tarafından yetiştirildim. Çok başarılı bir voleybol kariyerim oldu ve bu arada 1988 yılında Üsküdar Kız Lisesi takımında yer alırken Türkiye’ye Dünya Liselerarası Şampiyonasında birinci olarak Dünya Şampiyonluğunu da getirme şansım oldu. Bilkent Üniversitesi’ni kazanmadan önce iki sene Galatasaray forması giyip, üniversite sebebiyle Ankara’ya transfer olduğumda Vakıfbank’ta da oynadım. Voleybol sevgisi ile büyüdüm, hayatımın büyük bir parçasıydı ancak yaş ilerledikçe voleybolu bir kariyer haline getiremeyeceğimin kanaatine vardım ve bu yüzden eğitimime ağırlık vermek zorunda olduğuma karar verdim. Ancak voleyboldan vazgeçmeye hazır değildim ve ikisini beraber yürütebileceğim tek ülke Amerika Birleşik Devletleri’ydi. Ben de voleyboldaki başarılarımı kendime bir avantaj olarak kullanıp, 1993 yılında Üniversite of Michigan’dan voleybol bursu kazanarak Amerika serüvenime başlamış oldum. Önce Uluslararası İşletme olarak başladığım okuldan, Fen Bölümü Radyoloji Teknoloji bilimlerini bitirerek mezun oldum. Doğru yönlendirilmeler sayesinde bugün ki mesleğime anahtar olacak bir bölümü bitirdim. Şunu belirtmek isterim ki, okuduğum bölümlerde, kazandığım uzmanlık sınavlarında göstermiş olduğum başarı ve bugün mesleğimde göstermiş olduğum performansın en büyük sebeplerinden biri sporculuktan aldığım disiplinin iş ahlakına dönüşmesi ve aynı zamanda takım ruhunu da iş hayatıma yansıtabilmemdir. 

Eğitim sonrası ABD’de yaşamayı seçme sebebiniz neydi?
Aslında ilk etapta planım üniversiteyi bitirdikten sonra Türkiye’ye dönüş yapmaktı, çünkü bütün ailem, kardeşim ve arkadaşlarım oradaydı. Ancak üçüncü sınıftayken ilk eşimle tanıştım ve bir evlilik yaptım. Bu evlikten şu anda 20 yaşında olan Hayal ve Zaman adını koyduğum ikiz kızlarım oldu. Hep hayalimde Amerika’da eğitim almak vardı ve zamanı gelince olmuştu. Doğal olarak evli ve anne olmanın getirmiş olduğu sorumluklardan dolayı Türkiye’ye dönüş planlarım değişti. Ama Türkiye benim her zaman için vatanım, İstanbul doğduğum şehir. Ancak “Nerde doğduğun değil, nerede doyduğun” söylemini en yakından yaşayan insanlardan biriyim. 

“MÜTHİŞ BİR ÇALIŞMA AHLAKI İLE BÜYÜDÜM BURADA, BAŞKA BİR YERDE AYNI PERFORMANSI TEK BAŞIMA VEREBİLİR MİYİM BİLMİYORUM”

Bugünlerde yurt dışına göç edenlerin favori ülkeleri arasında ABD yok, sebepleri açık. Bugün olsa yine ABD’ye göç eder miydiniz? Neden?
Aslında ben Amerika serüvenime göç etmek amacı değil de eğitimimi ilerletmek amacıyla geldiğim için burada ömür boyu yaşamayı planlamamıştım. Bugün hala Amerika’ya göç eder miydiniz diye sorduğunuzda, cevabım tekrar evet olur. Bunun aslında birden fazla sebebi var. Burada yaşamayı sevmemin en önce gelen sebeplerinden bir tanesi yaşam şartlarının düzenli, kurallı olması ve insanların birbirine olan saygısı. Herkesin kendi işine bakması ve işinin hakkını vermesi. Müthiş bir çalışma ahlakı ile büyüdüm burada, başka bir yerde aynı performansı tek başıma verebilir miyim bilmiyorum. Eğer çalışkan ve disiplinliyseniz bu ülkede başarısız olmak imkânsız diye düşünüyorum. Burada Mc Donalds’da bile çalışıyor olsanız günün sonunda evinize temel ihtiyaçlarınızı alabilme olanağınız var. Ben bugün bu röportajı yapabilmemiz de bile Amerika’nın bana vermiş olduğu imkanlar sayesinde olduğunu düşünüyorum. Bana göre Amerika hakikaten fırsatlar ülkesi ama bu fırsatı kendiniz yaratmayı bildikten sonra.

“AMERİKA GENELİNDE VE DÜNYADA İSİM YAPMIŞ DOKTORLARLA ÇALIŞMAK BANA BÜYÜK DENEYİM KAZANDIRDI”

Sağlık sektörünün hasta tarafında değil de işin mutfağı diyebileceğimiz kurumsal tarafına geçmeye nasıl karar verdiniz? 
Sekiz yıl önce GE Healthcare’de çalışmaya başladım. GE’den önce bugün Amerikan’nın her yıl en iyi ilk 10 hastanesi arasına giren University of Michigan Hastanesi’nde Girişimsel Nöro Radyoloji bölümünde Nöro Technologist olarak çalışıyordum. Hastanedeki çalışma günlerim, nöbetler çok yoğundu ama çok severek yapıyordum. Ben üç dalda, Genel Radyoloji, Girişimsel Radyoloji ve Nöro Radyoloji dalında uzmanlık sınavlarını geçtim. Özellikle de burada “teaching hospital” dediğimiz akademik eğitim veren hastanelerden birinde, Girişimsel Radyoloji, Nöro Radyoloji, Nöro Cerrahi alanlarında Amerika genelinde ve dünyada isim yapmış doktorlarla çalışmak bana büyük deneyim kazandırdı. Eğitim ve araştırma üzerine büyük yatırım yapan hastanelerde çalışmanın en büyük avantajlarından biri de kurumsal alanla çok iç içe çalışmak. Piyasaya çıkmadan önce hastalar üzerinde araştırması yapılan her türlü stent, coil ve/ya da angio aleti bu tür hastanelerde deneniyor ve dolayısıyla bende en yeni teknoloji ile daha piyasaya sürülmeden önce eğitimini almış ve deneyimini kazanmış oluyordum. Doktorlarla birlikte biz teknolojistler de öğrenip deneyim kazanıyorduk. Bu ortamda deneyim kazanmış olmak ve uzmanlık sınavlarını geçmiş olmak bir ayrıcalık yarattı ve kurumsal alanda aranan bir eleman haline geldim. İçimde olan öğretme ve bilgilerimi paylaşma sevgisi benim hastane ortamından ayrılıp, kurumsal alana geçme kararını vermeme sebep oldu. Kendi deneyimlerimin değerli olduğunu ve bunu paylaşarak diğer hastanede çalışanlarında ilerlemesinde bir faydam olursa, insanlığa da dolaylı yollardan bir faydam olacağına inanıyordum ve bunu en güzel “application specialist” dediğimiz angio makinelerinin eğitmenlik görevine geçmekle yapabilirdim. Bu özelliğimden yola çıkarak hastane ortamından kurumsal ortama geçmeye karar verdim. GE Healthcare gelme sebebim de tamamen angio sistemleri üzerinde pozitif deneyimim olmasındandı. İnsanlar GE Healthcare Global takımında çalıştığımı duyunca şaşırıyorlar, birçok kişiye bu işi yapabilmek imkânsız gibi geliyor. Açıkçası bana da bundan 10 yıl önce şu anda yaptığım işi yapacaksın deseler inanmazdım. 

“GİRİŞİMSEL RADYOLOJİ ALANINDA KULLANILAN ANGIO MAKİNALARININ ÜRÜN GELİŞTİRİLMESİNDE AKTİF BİR ROLÜM VAR”

Şu an GE Healthcare’deki göreviniz neleri kapsıyor? 
Şu an GE Healthcare’de Girişimsel Radyoloji bölümünde Global Kliniksel Müdürü olarak çalışıyorum. Bu görevimde Amerika kıtasından yani Kanada’dan, Güney Amerika’ya kadar uzanan bir bölgeden sorumluyum. Girişimsel Radyoloji alanında kullanılan Angio makinalarının ürün geliştirilmesinde aktif bir rolüm var. Bu kıtadaki belirli hastanelerdeki doktorlarla ürün geliştirme üzerine araştırmalar yapıyorum. Yaptığımız araştırmalarda amacımız makinelerin çıkarmış olduğu radyasyon oranlarını kaliteyi bozmadan nasıl daha da düşük tutup, hastalara daha iyi tedavi imkânı uygulayacak programlar üretebilmek. Bu araştırmaların çoğunu da New York Presbyterian Cornell ve Columbia Universite hastanelerinde ve Minnessota’da Mayo Clinic’te yapıyorum. 

Dr. Öz’un çalıştığı New York Preysbterian Hastanesi’nde sizin de çalıştığınızı duyduk. Beraber bir çalışma gerçekleştirdiniz mi?
Evet Dr. Öz’ün de çalıştığı New York Presbyterian Hastaneleri’nde ben de yoğun çalışmalar yapıyorum. Ancak benim çalışma alanım farklı olduğu için kendisiyle hiç çalışma imkânım olmadı. Açıkçası hala doktor olarak çalışıyor mu onu da bilmiyorum, keşke bir gün asansörde karşılaşsam mutlaka güzel bir sohbet olurdu. 

“GENELDE SPOR GİYİNMEYİ SEVİYORUM AMA İŞ YEMEKLERİM VE KONFERANSLARDA TAKIM ELBİSE YA DA ELBİSE ÜZERİNE CEKETİ TERCİH EDİYORUM”

Hastane önlüğü giymediğiniz zamanlarda moda ile aranız nasıl? 
Tabi ki New York’ta devamlı iş için bulunmak modayı çok yakından takip etmemi sağlıyor. NY Fashion Week’te bazen defilelere katılıyorum. Genelde spor giyinmeyi seviyorum onun için çoğu kıyafetlerimi JCrew, Zara, Banana Republic’ten alıyorum. Ama iş yemeklerim ve konferanslarda takım elbise ya da elbise üzerine ceketi tercih ediyorum. En sevdiğim modacılar arasında Tory Burch ve Black Halo önde geliyor. Rachel Zoe, Nichole Richie’nin markası House of Harlow’un stilini de beğeniyorum. Alexander McQueen, Nicholas Krikwood ayakkabılarını özellikle Beya Loafer modelini çok severek kullanıyorum, hemen hemen her rengine sahibim. Türk modacılardan Özgür Masur’un tasarımları harika, kız kardeşler İpek ve Burcu Erçil’in Nenuphar Atelier olarak hazırladıkları tasarımları çok beğeniyorum. 

Çok başarılı bir sporculuk geçmişiniz var. Kariyerinizin gereği yoğun seyehatler ve uzun çalışma saatlerine rağmen kendinize spor için hala vakit ayırıyor musunuz? 
Sporcu geçmişim olduğu için sadece yediklerime dikkat ederek kilo veremiyorum, aktif spor yapmam gerekiyor. Düzenli olarak haftada en az dört kere interval training yapıyorum ve tabiki vakit darlığından sabah 5 ya da 6 derslerine giderek aradan çıkartıyorum. Zaten sporun sabah yapılmasına inanan bir insanım. Böylece gün boyunca kendimi daha enerjik hissediyorum. 

Anahtar Kelimeler: Pınar Özbek, Klass Magazin

Paykasakarti.net| paykasa kart al, paykasa satın al, ucuz paykasa, paykasa fiyatları, paykasa nedir, paykasa al, paykasa bayi, istanbul paykasa, ankara paykasa, adana paykasa

    Yorumlar

GAZETE MANŞETLERİ

HAVA DURUMU

Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

EN ÇOK YORUMLANANLAR

BUGÜN

BU HAFTA

BU AY

ARŞİV