14 Aralık 2017 Perşembe

Ruhsal ve Zihinsel olarak voleybolun sorunları

10 Ocak 2015, 09:10
Ruhsal ve Zihinsel olarak voleybolun sorunları
Dr. Semih Dikkatli
Voleybol, ciddi fiziksel ve zihinsel performans gerektiren bir takım oyunu olmasına rağmen, arada yer alan file nedeniyle rakiple fiziksel temasın çok nadir olduğu bir oyundur. Belki de bu temas azlığı nedeniyle, ülkemizi gibi kendisini sağlıklı ifade edemeyen insanların yaşadığı toplumlarda futbol, basketbol gibi popüler olamamıştır. 
Refah düzeyinin, eğitim seviyesinin yüksek olduğu ve sporun bir bütün olarak desteklendiği ülkelerdeyse voleybol geniş taraftar topluluklarının izlediği bir spor dalı haline gelmiştir. Son yıllarda ülkemizde sponsorların artışıyla birlikte ortaya çıkan Avrupa şampiyonu takımlarım varlığı, başarıya aç insanlarımızın voleybol izlemek için salonlara gelmesini arttırmıştır. 
Artan sponsor desteği, aynı zamanda voleybolcu olmak isteyen gençlerin de aileleri tarafından daha fazla desteklenmesi sonucunu doğurmuştur. 
Ortaokul ve lise yıllarında okul takımında voleybol oynamış biri olarak voleybolun saha içi ve dışı dinamiklerini bilen biriyim. Voleybolun seyir zevki yüksek, centilmenlik, seyirci ve oyuncu kalitesi açısından özel bir takım sporu olduğunu biliyorum. 
Yine, yıllardır bu sporun içinde biri olarak, gerek erkek, gerekse kadın voleybolcularımızın çok yüksek bir kaliteye sahip olduğundan ve yakında dünya ve olimpiyat şampiyonu takımlar çıkaracağımızdan eminim. Bu büyük organizasyonlarda şampiyon olmamızın önündeki en önemli engelin de zihinsel ve ruhsal bazı sorunlar olduğunu düşünüyorum. 
Peki, bu zihinsel ve ruhsal sorunlar ne olabilir ve nasıl üstesinden gelinir? 
Öncelikli olarak, toplumsal olarak içinde bulunduğumuz geri kalmışlık hissinin, doğduğu andan itibaren çocuklarımızın zihnine geri dönüşümsüz olarak işlendiği gerçeğini göz ardı edemeyiz. En baştan itibaren sistemin kendisi, çocuklarının başaracağına inanmamakta ve bu inancı onlara da bulaştırmaktadır. Böylesi bir umutsuzluk hissinin bulaştırıldığı çocuk sadece sporda değil her alanda başaramayacağı duygusuyla hayata başladığından, başaramamaktadır. 
Bir diğer konu, özellikle voleybolla ilgili altyapı kurumlarının, okulların imkânlarının ve eğitimcilerinin bilgi düzeyinin yetersizliğidir. Bir sporcunun beslenmesinden, ruhsal ve düşünsel alanlarına kadar özel eğitim alması gerekirken, bu profesyonelliğin ülkemizde halen yeterli seviyeye gelmediği ortadadır. Çok küçük yaşlarda öğrendiği yanlış bilgi kalıplarıyla profesyonel hayata başlayan bu sporcuların yanlışlarına devam etmesi, formsuzluk, sakatlık ve sporu erken bırakma sonuçlarını doğurmaktadır. Profesyonel olduğu andan itibaren, yanlış yöneticilerin, ailelerin baskılarıyla karşılaşan, kötü antrenör ve kişilik sorunlu koçlarla çalışan sporcuların ruh sağlıklarının çabuk etkilendiği ve bunun da yine ciddi performans sorunları ortaya çıkardığı ortadadır. Tüm bunlar bir araya getirildiğinde görülen şudur ki; 
1-Toplumsal olarak yerleştirilen değersizlik ve yetersizlik algısı, sporcuların ruhsal yapılarını ve bilinçaltı zihinlerini olumsuz etkilemektedir. 
2-  Yetişme ve gelişme aşamasında öğretilen yanlış bilgiler ve hatalı motivasyonlar, sporcuların geleceği üzerinde olumsuz erken sonuçlar doğurmaktadır. 
3-Sporcunun yaşadığı baskılar nedeniyle ruhsal sorunlarının oluşması, bireysel olarak hem onu hem de takımı olumsuz etkilemektedir. 
Tüm bu sorunlar nedeniyle, çok yetenekli sporcularımızın kaybolup gittiğini, erken sakatlıklar ve formsuzluklarla uğraştığını çok sık görürüz. Yine bu olumsuzluklarla birlikte sporcuların ruhsal ve zihinsel olarak müsabakalara hazırlanamamasının, özellikle önemli maçlarda basit hataların oluşmasına neden olduğu, basit hatalarla maçların kaybedildiği görülmektedir. 
Peki, tüm bu sorunların üstesinden gelebilmek mümkün mü, sorusu sorulabilir. 
Tabi ki mümkün ve bunlar sistematik çalışmalarla üstesinden gelinebilecek konulardır. Neler yapılabilir? 
1- Uzun vadede, eğitim sisteminin yenilenmesi, sporun küçük yaşlara indirilmesi, daha çocukken çocukların zihinsel ve ruhsal olarak hazırlanması önemlidir. Ayrıca, toplumun genel anlamda diğer toplumlar karşısında yaşadığı değersizlik hislerinin ortadan kalkabilmesi için ciddi çalışmaların yapılması gerekmektedir. 
2- 2- Orta vadede, altyapı tesislerinin yüksek standartlara çıkarılarak, daha küçük yaşlardan itibaren çocukların voleybolu ciddiye alması sağlanmalıdır. Salaş salonlarda çalışan çocuklardan yaptığı sporu ciddiye alması beklenemez. 
3- Kısa vadede ise, var olan sporcuların ruhsal ve zihinsel olarak sağlıklı hale getirilmesi, sağlıklarının korunması ve performanslarının artırılmasına dönük zihinsel çalışmaların yapılması gereklidir. 
Ruh sağlığı ve zihinsel performans arttırıcı çalışmalar konusunda neler yapılabilir? 
a) Öncelikle, kişilik sorunları olan ve bu nedenlerle uyumsuzluk içinde olan sporcuların, bu uyumsuzlukları giderilene kadar takımdan uzaklaştırılması, 
b) Ruhsal olarak fonksiyonel bir hastalığa sahip (depresyon, anksiyete vd…) sporcuların takımla çalışmalarını sürdürürken tedavilerinin hem terapi hem de ilaçlarla sağlanması, 
c) Ruhsal sorunları olmayan tüm sporcular için zihinsel performans arttırıcı tekniklerini uygulanması, 
aa) Bireysel destekleyici terapi, 
bb) Ortak sosyal eylemler, 
cc) Ailelerle sosyal çalışmalar, 
dd) Ailelerin sporcu sağlığı ve yapılması gerekenler konusunda bilgilendirilmesi, 
ee) Çalıştırıcıların, eğitimcilerin, koçların ruh sağlıklarının incelenmesi ve sorunlular hakkında tedbirler alınması, 
ff) Takım halinde ve bireysel performans arttırıcı tekniklerin uygulanması, (hipnoz, yoga, EFT vd…) önlem ve uygulamaları yapılabilir. 
Tüm sporcularımıza sağlık, yüksek form ve zihinsel yüksek inanmışlık ve konsantrasyon diliyorum. 
Saygılarımla… 
Dr.Semih Dikkatli

Paykasakarti.net| paykasa kart al, paykasa satın al, ucuz paykasa, paykasa fiyatları, paykasa nedir, paykasa al, paykasa bayi, istanbul paykasa, ankara paykasa, adana paykasa

    Yorumlar

GAZETE MANŞETLERİ

HAVA DURUMU

Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

EN ÇOK YORUMLANANLAR

BUGÜN

BU HAFTA

BU AY

ARŞİV