• Fenerbahçe’nin filesi yangın yeri
      Hürriyet Gazetesi Fenerbahçe Muhabiri Süleyman Arat'ın Fenerbahçe Voleybol Şubesi analizi haberin devamında...
    • Fenerbahçe’nin filesi yangın yeri
      27.03.2026 - 10:40 | Güncelleme:27.03.2026 - 10:40

      Fenerbahçe’de bu sezon en büyük hayal kırıklığı yaratan branş voleybol oldu. Sarı-lacivertli kulübün hem erkek hem kadın takımları sezon başındaki hedeflerinin çok uzağında kaldı. Erkeklerde en son 2018-19 sezonunda şampiyon olan sarı-lacivertli takım, geçtiğimiz sezon ligi üçüncü bitiren ve Türkiye Kupası’nı kazanan takıma iddialı transferler yaparak sezona başlamıştı.

      A Milli Takım’ın yıldızı Adis Lagumdzjia ve kardeşi Mirza’nın yanı sıra Marko Matic, Halit Kurtuluş, Burutay Subaşı ve Mustafa Cengiz’i kadrosuna katan Filenin Şövalyeleri,, önce Süper Kupa maçında Ziraat Bankkart’a 3-1 yenilip şampiyonluğu rakibine kaptırdı.

      ERKEKLERDE BAŞANTRENÖR DEĞİŞİKLİĞİ İŞE YARAMADI

      Sezon başı kâğıt üstünde Efeler Ligi ve CEV Cup’ta şampiyonluk adayı olan Fenerbahçe Medicana, istikrarsız sonuç ların devam etmesi üzerine ocak ayında Sırp başantrenör Slobodan Kovac’la yollarını ayırıp yerine Taner Atik’i getirmişti. Ancak ‘Filenin Şövalyeleri’ lakaplı takım Atik’le de başarıya ulaşamadı. Efeler Ligi’nde normal sezonu ancak 6. bitirebilen Fenerbahçe, CEV Cup’ta da ilk 6’sının yaş ortalaması 35 olan ve tamamı Sloven oyunculardan kurulu Ljubljana’ya elendi. Artık önünde tek hedef olarak Kupa Voley kalan sarı-lacivertli ekip, yarı finalde pazartesi günü Eskişehir’de Galatasaray’la oynayacak ve finale çıkma mücadelesi verecek.

      KADIN TAKIMININ KADROSUNDA EFSANE OYUNCULAR VAR AMA...

      Camiaya yıllar boyunca büyük gurur yaşatan Sarı Melekler’ lakaplı Fenerbahçe Medicana Kadın Voleybol Takımı da, tarihinin en iyi kadrolarından birine sahip olmasına rağmen Altın Set kâbusunu bu yıl da aşamadı ve CEV Şampiyonlar Ligi’ne çeyrek finalde veda etti.

      KÂBUS SÜRÜYOR  

      2021-22 ve 2022-23, 2024-25 sezonlarında VakıfBank’a, 23-24’te Vero Volley Milano’ya, bu yıl da 2025-26’da  Savino Del Bene Scandicci'ye yenilerek, kulübün ana hedefi olarak görülen CEV Şampiyonlar Ligi kapısından dönmesi camiada soğuk duş etkisiyle birlikte büyük üzüntü yarattı. Fenerbahçe’de bu travmanın dağılması için çözüm arayışı sürerken bu kez, Kupa Voley darbesi geldi. Fenerbahçe Ankara’da da yarı finalde elenince bir hedeften daha uzaklaşmış oldu.

      FİNALLER EVİNDE AMA SARI MELEKLER YOK

      Geçen yıl Fenerbahçe’nin kendi evi olan Ataşehir Ülker Sports Arena’da oynanan 4’lü Finale Sarı Meleklerin katılamaması büyük üzüntü yaratmış ve tribünler büyük ölçüde boş kalmıştı.

      CEV Dörtlü Finalini 2025-26 ve 2026-27 sezonları için de Ataşehir’e alan Fenerbahçe, bu yıl da aynı kâbusu yaşadı.  Evinde düzenlenecek Avrupa’nın 1 numaralı finalinde Sarı Meleklerin gene bulunamayacak olması yılın en büyük hayal kırıklığı olarak öne çıkıyor ve taraftarları derinden üzüyor.

       

      KADRO MÜTHİŞ AMA

      Kadrosunda Olimpiyat ve Dünya Şampiyonluğu yaşayan, 2025’in en değerli oyuncusu seçilen İtalyan efsanesi Alessio Orro, 2025 Dünya Şampiyonasında en iyi pasör çaprazı seçilen Melissa Vargas’ı, 2025’in en iyi orta oyuncu seçilen, adını bütün dünyanın ezbere bildiği Eda Erdem’i,  Hande Baladın, Arina Fedorovtseva barındıran sarı lacivertliler bir türlü arzulanan hedeflere ulaşamayarak hedeflerine birer birer veda etmesi camiada büyük üzüntü yaratıyor.

      BENCH ZAYIF KALDI

      Başarısızlığın nedenlerini öğrenmek için görüşlerine başvurduğumuz voleybol otoritelerinin ortak görüşü Fenerbahçe’nin Bench’nin bu seviyenin oyuncularından oluşmadığı yönünde. Dicle, Sude, Gülce, Fatma Bayaz’ın yetersiz kaldığı, yaz aylarında Brezilya milli takımında sakatlanın Ana Cristina’nın bir türlü eski gücüne ulaşamaması, orta oyuncu Agnieszka Korneluk’un Aslı’nın arkasında kalınca form tutamadığı da bench zaafının diğer nedenleri olarak öne çıkmakta.

      MARCELO ABBONDANZA’NIN KOLTUĞU TEHLİKEDE

      Başarısızlığın faturasının kesileceği isim olan başantrenör Marcelo Abbondanza öne çıkarken koltuğu da iyice tehlikeye girdi.  Takım lig şampiyonluğunu kazanamazsa takımın başına talyan Lorenzo Bernardi veya Fransız Stephan Antiga’dan birinin getirileceği söylentileri şimdiden sosyal medya da dolaşmaya başladı.

      DEĞİŞİM YARAMADI

      9 yıl yardımcı antrenör olarak görev yapan Salih Tavacı’nın, erkek ve kadın takımlarında 20 yıl boyunca görev yapan voleybol şubesi sportif direktörü Dariusz Stanicki, 4 yıl kadın voleybol takımı genel menajerliği yapan Pelin Çelik ve dev kadronun kurucusu olan Ali Koç dönemi yöneticisi Hulusi Belgü’nün ayrılışının şubeye yaramadığı görülmekte. Ayrıca 1 yıl daha sözleşmesi olmasına rağmen orta oyuncu Aslı Kalaç’ın gelecek sezon için Eczacıbaşı ile anlaşması da gündemde yerini alıyor.

      Süleyman Arat - Hürriyet

      Yorumlar

      • sporsever

        Yer yer doğrular olmakla birlikte büyük ölçüde abartma ve yanlış bilgiler veren bir yazı bu. 1-) Erkek takımına transferler yapıldı doğru ama, giden bir yığın önemli ve pahalı oyuncunun yerine yapıldı. Özellikle pasör çaprazı Luburiç geçen yılki sayı makinesiydi. Samet Baltacı gibi çok başarılı bir orta da Halkbank'a gitti. Zaten her yıl parlayan yerli-yabancı oyuncular bankalar veya başka kulüplere gidiyor, erkek voleybola gerekli özen, saygı ve ayrıca kulüp içi ve tribün ilgisi olmadığı için. Aynı sorun GS'da da var. En pahalı kadro onlarda, en az seyirci de orada. Sonuçta bu transferler eski yönetim ve antrenörün sorunu. Bu oyuncular iç ahengi yakalayamadılar. 2-) Sezon ortası antrenör değişimi doğruydu, olmasa daha kötü sonuçlar alınırdı. Kovac ile GS maçı 3-2 kaybedildi, Atik ile ikinci yarıda 3-0 kazanıldı. Kovac da geçen sezon ortası çok yanlış bir şekilde getirilmiş, Eryılmaz döneminden daha kötü sonuçlar alınmıştı, özellikle şampiyonlar liginde onun yendiği takımlara yenilinmişti. 3-) ACH'nin yaş ortalamasının 35 olmasının nedeni şöhretli oyuncuların Polonya, İtalya, ve aralarında Türkiye'nin de (bizzat FB ve Ziraat) olduğu bir dolu kariyerden sonra neredeyse Slovenya Milli Takımı olarak bu kulüpte biraraya gelmeleri. Bu milli takımı Türkiye hiç yenemedi, son 5-6 yılda defalarca karşılaşmıştık. Kulüp formasıyla Ziraat'e yenildiler ŞL grup maçlarında, ZB çok yakın geçen setlerin tümünü alabildi ama çok zordu setler, izledim. Fener de Ziraat değil. Sonuç çok normal, favori de onlardı. "Hepsi Sloven" diye ters bir algı yapılmış. Bunların hepsi enternasyonal şöhret. İki önceki turda başka bir Sloven takımını elemişti Fener, ve "bilakis" onların "hepsi Sloven" değildi. Bunlar yanıltıcı tanımlamalar. 4-) Kadın kadrosu abartılıyor. Diğer 6 takımdan daha "müthiş" değil. FB'deki vurucu smaçör ve çaprazlar kötü savunmacı ve manşetçiler. 4 İtalyan ve 3 Türk takımı vardı ŞL'de F4'a kalabilecek ve bunlardan iki İtalyan ve FB elendi, 4'ü kaldı. Bu 7 takım arasında en kötü manşet-defans FB'de. Takımdaki en skorerler Arina ve Melisa bu işte en kötü ve bu yüzden FB ile oynayanlar kolay top öldürüyor, FB zor öldürüyor. Yıllardır böyle. Buna karşın bu dezavantajla tüm İtalyan ve Türk rakipleri yine de yenebilir miydi, mümkün ama zor. Novara'yı yendiler (Son yıllarda 4 maçta 4 yenilgi alınan bir rakibe karşı ilk iki galibiyet), ona denk Scandicci'ye elendiler. Grupta 3-0 ve 3-2 yendikleri Novara da FB ve Scandicci kadar, Vakıf, Eczacı, Milano, Conegliano kadar iyi takım. Onlar da play-off'ta aynı FB gibi Scandicci'ye (2 ay öncesinin dünya şampiyonu) altın sette kaybederek elendiler. Üstelik altın seti 15-13 kaybetti diye takım linç edilmez, futbolda penaltı atışlarında 5-4'le elenmekle eşdeğerdir bu. Ayrıca maç içinde, set içlerinde çok gerilerden dönüşler yaptı FB. Bütün diğer 6 takımın kadrolarında Arina-Melisa ikilisine eşdeğer power smaçörler mevcut, FB kesinlikle en iyi kadro değil, hatta diğer 6 takımdan bazıları daha pahalı kadrolar. Milano, Eczacı ve Vakıf'la 4 maçın (grup içi + çeyrek final) dördünü de 3-2 kaybetti, sanıyor musunuzki F4'a kalanlar kadar iyi bir takım değil ? O dört maçı da kazanmaya yakındılar, hepsini yitirdiler. Siz tek bir kısa set yitirdi diye FB'yi doğruyorsunuz, aynısından "Türklere karşı" dört tane yitiren Milano'yu ne yapsın İtalyanlar, engizisyonda mı parçalasınlar ? Milano'daki Egonu gibisi hiç bir takımda yok üstelik ! 6 - Orro iyi defans (FB'nin yıllardır yumuşak karnı) yapıyor diye alındı, ama Türk pasörler gibi kıvrak zekalı değil Avrupalı pasörler, o da değil, fazla belli ediyor. Arelya girdiğinde daha dengeli pas dağıtılıyor, maçlarda görüldü bu. Türk takımlarının aldığı 8 ŞL şampiyonluğunun tamamı Türk pasörlerle gelmiştir. FB yıllardır bu alanda bir "ilk" yapmaya uğraşıyor, zor. 7 - Benç zayıf-mayıf da değil. Süleyman Bey, hangi "voleybol otoritelerinin" görüşlerine başvurdunuz Allahaşkına ? Ne zaman "görmüşler" o "görüş" sahipleri o oyuncuların bu maçlarda oynadıklarını ? Gülce, Beyaz, Sude ve Diclenur'dan antrenör faydalanmadı ki, "görüş" olsun ? Korneliuk da zayıf değil, ülkesinde şöhret ama antrenör ondan çok az faydalandı. "Zayıf" olan olsa olsa Bedart-Gani'dir, en çok da onu oynattı, Melisa'nın yerine. Onu bile az oynattı, Melisa'yı daha uzun süreler dinlendirmeliydi. 8 - Abondanza'nın yerine adı geçirilen kişiler Abondanza'yı aratır, hele hele o bir zamanların şöhretli oyuncusu Bernardi yok mu, erkeklerde Halkbank antrenörüyken Avrupa'da fiyasko yaşatmıştı. Onlar geleceğine Abo kasın daha iyi, en iyi İtalyan o, saplantı ve hatalarına karşın. Gidecekse yerli antrenör gelmeli, Kamil Söz, Suphi Doğancı, Bülent Karslıloğlu gibileri çok daha mütevazi kadrolarla başarılı sonuçlar alabilen rasyonel saplantısız antrenörler. Kadın voleybolundaki İtalyan hastalığına son verilmelidir, milli takım dahil. Dünya Türk antrenörler peşinde koşuyor amam onların kendi yetiştirdikleri oyuncular İtalyan antrenörler teslim ediliyor hem elit kulüplerde hem de milli takımda. 9 - Erdoğan Tavacı (göbek adıyla andığınız), Dariusz Stanicki, Pelin Çelik gibi teknik kişilerin ayrılması gerçekten yersizdi, ama antrenörlere ve transferlere karar veren yöneticinin ayrılması çok yerinde oldu. Ali Koç döneminde 6 yıl boyunca voleybol şubesi kötü yönetildi ve hedeflerin hep altında kalındı, özellikle şampiyon erkek takımı 6 yılda mahvedildi, yıldan yıla düşürüldü. Oysa Koç yönetimin basketbolda görevlendirdiği kişiler kadın ve erkek takımlarını Avrupa'nın en tepesine uçurdular. Yalnış ve doğru görevlendirmede çok bariz ve karşıt iki örnektir bunlar. 10-) İlginiz için teşekkürler ama voleybolun durumunu branşın içinden gelen ve yakından izleyen kişiler doğrudan yazarlarsa daha uygun olur, yoksa futbol meraklısı kamuoyu yanlış algılara maruz kalır.

      Yorum Yazın

      Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Voleybol Aktuel hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.