-
-
Neyimiz var ki... Bu can bile emanetEge Telgraf Gazetesi yazarı Metin Aydınoğlu'nun voleybol camiamızın sevilen isimlerinden Yılmaz Duman'ın kıymetli eşi Gülşen Seyhan Duman'ın yakalandığı amansız hastalıkla mücadelesindeki hikayeyi kaleme aldı.
-
Mesele, "çok yaşamak, dünyaya kazık çakmak" değil. Sağlıklı yaşamak, sürdürmek gerek. Biz bakalım da gelirse gelsin. Her şey biz insanlar için. Aha vaha lüzum yok. "Gözünüze baktığınız gibi aracınıza bakarsınız", oysa gözünüze bile öyle bakmazsınız. Araç gider, gelir. Sağlık gitti mi gelmez, zor gelir, zor döner. Binmeden lastiğe tekme attığınız aracınıza, baktığınız gibi. Canımızı, bedenimizi, organlarımızı korumaktır, marifet. Zor da değil. Aracı çizilsin, yaygara yapanlar. Canına, kanına aynı değeri vermez. "Yedi Cihan Padişahı" Kanuni Sultan Süleyman ne de güzel söylemiş; "Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi / Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi". Rahmetliler, mekanları cennet olsun. Barış Manço da şarkısına eklemiş ve de devam ettirmiş, "Han senin, hamam senin, konaklar senin / Tarla senin, çiftlik senin, bağ bostan senin / Diyelim ki dünya malı tümünden senin / Ağız tadıyla yersen bir şeye benzer / Sağlığın nasıl gülüm sen ondan haber ver / İlaç neye yarar vade gelmişse eğer". Önce sağlık, mal mülk, hepsi yalan, gel de biraz bu dünyada sen de oyalan, misali. Cebi, kasası da yok biliyorsunuz. Hepi topu 150 santime, 8 metrelik bembeyaz örtüyle gideceğiz, hepimiz, herkes.
Bu havamız, egomuz kime? Bu can hepimize emanet. Genetik, irsi, atadan, aileden çoğu özelliğimiz. Gelmişiz bu dünyaya. Menfaatçilik, kadercilik neden? Mukadderat, kaçınılmaz bazı ilahi durumlar başka bir şey. Çok da zeki değiliz, insan olarak. Her şeyi bilemeyiz, göremeyiz. Elimizden geldiğince, bu emanet canı korumamız gerekmez mi? Ayran içen gitti de su için gitmedi mi, denir. Gülerler bir de. Maksat gitmek, gelmek işi değil ki. Bir numaralı palavra. Zarar verdiğini bile bile ısrarla devam etmek de neyin sesi? Zevkler, renkler diyorlar. Hadi canım. Hayat bir an o da şu an. Şimdi yazıyorum, yazı da bitecek. Belki de bitmeyecek. En iyi şekilde hakkını vermek gerek.
Şakir Kuruş hocam, güzel insan. Bakmayın soyadına, para pulla işi olmadı. Bildiğiniz metal para değil, sülalesine Kuruşiler deniyormuş. Rahmetli bol olsun, 54 yaşına dek top oynadı hem de ne oynamak. Kapatılan Denizgücü'nde onlarca sporcu yetiştirdi, ekmek kapısı açtı. 7 Şubat vefat tarihi, asker unutmadı. Toprağa verdiğimiz günün yıldönümünde, kabri başında anılacak. Askeri gemide de anı müzesi düzenlenerek, tekrar açılacak. Çok yaşayın emi. Düşünen sağ olsun. Yaşı hayli ilerlemişti. Ege Üniversitesi'nde tedavi görüyordu. Ziyaretine gittik, İsmet Sade hocamla, denk geldik. Çok sevinirdi, cennet mekân. Üç kez gittim iyi ki de gitmiştim. Yarına bırakmamak gerek. Vicdanım da rahat. Dedi ki, "Evlat bu kadar yıl spor yaptım, hatam olmuştur, ama kasten hak yemedim, günah işlemedim, alın terine saygı duydum. Neden bu başıma geldi ki" deyiverdi. Açık sözlü, dobra Anadolu insanı. Helali de haramı da bilirdi. Gözlerim doldu, entel dantel cevap veremem, hele ki Şakir hocama. Boş da konuşmam, hamaset de yapamam. "Hocam asıl siz bunca yıl spor yapmasanız, Allah bilir ama bugüne kadar gelemezdiniz" deyiverdim. Hem de koskoca adam, asker, heybetli insana. İnsan sarrafı, o kadar sporcuyu tanıdı. Benden mi anlamayacak. Cevabı da şöyle oldu; "Haklısın evlat, böyle düşünmemiştim" dedi, gözleri parladı. İki ay daha yaşadı. "Estağfurullah, ne hakkım geçti ki helal olsun" da demişti. İnsanlığı, adamlığı gördüm, öğrettin be güzel insan, daha ne olsun. En güzel miras, rahmetle...
ÖYLE BİR AİLE Kİ, MAŞALLAH...
Hafta sonu, cumartesi günü içinizi kararttıysam özür dilerim, kusuruma bakmayın. Hayatın gerçekleri. Tersten başladım, ama olumluyla devam edeyim. Meleği de unutmam, kelek yapanı da. Gülşen kardeşim, Gülşen Seyhan Duman yengem. Tam 6 kez kemoterapi gördü. Atlattı, şükürler olsun. Yılmaz Duman eşi, Batuhan Duman evladı. Üçlü harika bir ailedir, evlendikleri günü bilirim. Batuhan elimize doğdu, dermişim. Klasik olarak. Gülşen hanım sağlığına dikkat eder, sporunu yapar. Adı tuhaf bilmediği şeyleri, yemez içmez dikkat eder. Bir maç dönüşü, Yılmaz'ım "Hadi bize gidiyoruz, sofra hazır" dedi. Bekarım, yeni evliler zaten olmaz dedim. Telaş olmasın, ne gerek var. "Sahada senin borun öter, burada bizim" dedi, gittim. Kuş sütü eksik derler ya, "bunlar bitecek yarına kalmaz" dedi yengem, bitirdik. Genciz, maç sonrası bir de. Olacak o kadar. Sertan Türközü ile Adil Sinem kardeşlerim de var, sanırım. O kadarını bilemem, 35 yıl öncesi. Açık havayı, temiz havayı çok severler, sporcu ailesi ne de olsa.Baba duble hakem, evlat voleybolcu. Sigara içilmedi evlerinde, içmediler ailece. Damarları maşallah bu sayede, şıkır şıkır açık. Zordur bu zor günler de damar bulmak, açıklığı bir de. Spor sayesinde Damar yolu da rahatça açıldı, girildi. Ne ekersen onu biçersin. Çift uyumu böyle bir şey. Mekanize astsubay Yılmaz, özel sektörün de vazgeçilmezi. Havagücü'nde voleybol oynadı. Havacıdır ama havalı değildir. Yaştan bıraktı, 31 sezon voleybol hakemliği yaptı, 12 yıl da klasman dahil futbol hakemliği. Diyarbakır'da futbol hakemliğine başladı, 91'de. Kurs devre arkadaşları, birlikte görev yaptıkları arkadaşları Dr. Yıldıray Aslan (Merhum), İlhami Çetin, Akif Gözmen, Suphi Demirel, Kazım Yeni, İbrahim Bozan, Mustafa Dursun, Şenol Sis, Reha Biçici. Kurs hocası Yılmaz Sekmen, İHK Başkanı Dr. Şeref İnalöz, ile Nuri Aynur, Mustafa Yapaklar (merhum), Albay Tekin Özatlas, Kemal Taş (merhum), Tahir Baran (merhum) görevde iken, hizmete devam. Benim de kader birliği yaptığım güzel insanlarla zoru başardılar Diyarbakır'ımda.
Gelin kızımız Dilara Duman, ulusal voleybol hakemi ve inşaat mühendisi. Bir de "Kaymaklı ekmek kadayıfımız", Şan Efe'miz var, maşallah. Batuhan, tecrübeli voleybolcu, Halkbank'ta duble şampiyonluk yaşadı. Antrenörlük kursuna devam ediyor. En son Cizre Belediyespor forması giydi. Bakalım yeni kulübü neresi olacak? "Pozitif olma" kelimesi garip gelir bana ama. Sporculuk ruhu, spor yapma, sporcu gibi yaşama, iyi gelir bu cana. Öteler belki sağlık sorunlarını. Buna inanırım, bir de nazara. Doğrusu da bu, doğru yol da bu. Abuk subuk şeyler yeme içme, hareket et, kımılda, yürü, durma yerinde. Zihinde bile. Anı yaşamak en güzeli. Vermiş bizlere Yüce Yaratan bir can, korumak bize yakışır. İnsanız çünkü. Her canı, kendi canın sayarak.
Tedaviye devam eden Ferda Falay ile Selçuk Sezer kardeşlerime, Seyhan bacıma acil şifalar dilerim. Sönmesin o temiz kalbiniz, Allah'a emanet olun. Dualarım, iyi temennilerim sizlerle. Güzel günler göreceğiz, güneşli günler. Umarım, inşallah. "Kara gece kararıp kalmaz, sabah ola hayrola" derdi cennet mekân babam Mehmet Aydınoğlu. Selam olsun, dostlara, Diyarbakır'ıyla, İzmir'iyle. Hastalarımıza şifa olsun, dertlere çare olsun Allah'ın izniyle. Kalbinizi bozmayın, ferah olun. Yarına çıkmak pazarı da görme umuduyla, kalın sağlıcakla, sağlıkla...
Metin Aydınoğlu
Kaynak: Ege Telgraf Gazetesi
Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Voleybol Aktuel hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
-


Yorum Yazın