Köşe YazarlarıManşet

Spor ve Bilim İşbirliği

Değerli Voleybol Dostları,

voleybolaktuel.com” sitesinde yayımlanan bu ilk yazımda, sizlerle buluşmanın heyecanını yaşıyorum. Bu öneriyi getirdiği ve Türkiye’nin en çok takip edilen voleybol sitesinde bana yer verdiği için, değerli Savaş Eskigülek’e çok teşekkür ediyorum.
Bildiğiniz üzere, 2018 yılında faal hakemlik dönemimi sonlandırmıştım. Bununla birlikte, içinde voleybol sevgisi olan bir kişinin voleybol camiasından uzak kalması pek de mümkün değil.  Bir süre sadece izleyici olarak sürdürdüğüm voleybol ilgim, geçtiğimiz yıl başladığım Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonu Oturarak Voleybol Merkez Hakem kurulu üyeliği ve ülkemizin ev sahipliği yaptığı Oturarak Voleybol Avrupa Şampiyonası teknik menajerliği ile yeniden faal birer göreve dönüşmüş oldu.

Böyle bir mecrada sizlerle buluşma fikrini olgunlaştırmaya çalışırken, yazarak katkı sunabileceğim alanları, öncelikle hakemlikten başlamak üzere, gözden geçirdim. Meslek yaşamımı sürdürdüğüm akademik ortam ile hakemlik geçmişimi birleştirerek, elimden geldiğince zengin bir içeriği oluşturmak arzusundayım. Bu kapsamda, özellikle hakem eğitimine yeni yaklaşımlar, bir uluslararası akademik işbirliği alanı olarak spor kavramı ve benzer konularda dünyadaki yeni gelişmeleri, yayınları ve projeleri sizlere sunmaya çalışacağım.  Bu yeni deneyimdeki acemiliğimden kaynaklanacak olası hataların mazur görülmesini şimdiden tüm okuyuculardan dilerim.

Spor ve Bilim

Günümüzde ister bireysel sporlarda ister takım sporlarında olsun, artan rekabete bağlı olarak, sporcuların bilimsel olarak geliştirilen antrenman veya beslenme programlarıyla desteklenmesi; bilimsel yöntemlerle işlenmiş veri analizleri ile maç hazırlığı yapması doğal bir hal almıştır. Bu çerçevede, sporcuların, takımların veya daha kurumsal yapılar olarak federasyonların ve sporu yönetmekten sorumlu kamu kurumlarının, akademi ile işbirliklerinde de artış gözlenmektedir. Ülkemizde de yakın zamanda bu tür işbirlikleri gelişmektedir.

Bu işbirliklerine son eklenen halkalardan birisi, Türkiye Voleybol Federasyonu ile Ankara Üniversitesi arasında imzalanan protokol oldu. Bu ve benzeri işbirlikleri, özellikle bilimsel bilginin akademiden spora akışını hızlandırırken, spor örgütlerinin sahip olduğu saha deneyimini de akademiye yönelterek, her iki taraf için de fayda sağlanması sonucunu doğuracaktır.

Bildiğiniz gibi son iki yıla damgasını vuran salgın süreci yeni öğretim, toplantı, sınav ve çalışma metotlarını hayatımıza soktu ya da mevcut önemlerini ve uygulanma sıklıklarını artırdı. Gelişen teknoloji altyapısının nimetlerinden faydalanarak, geniş katılımlı toplantıları, öğretim ve sınav faaliyetlerimizi çevrimiçi düzenler hale geldik. Bu uygulamaların sporcu, antrenör ve hakem eğitimlerine yansımalarını da artan oranda görmeye başladık. Bu yeni uygulamaları birinci derecede hayata geçirmek durumunda kalan kurumlar olarak üniversiteler, geçen süre zarfında önemli bir deneyim kazandı. Üniversitelerin, spor kurumlarıyla yapacakları işbirliklerinin bir bileşeni olarak, açık ve uzaktan eğitim modüllerinin ortaklaşa geliştirilmesi, zaman ve mekan kaynaklı dezavantajları azaltarak, geniş kitlelere ulaşma olanağını getirecektir.

Spor ve bilim işbirliği, sportif rekabetin daha üst düzeye taşınmasına katkı sağlamasının yanı sıra farklı ortak projelerin geliştirilmesi sayesinde sporun geniş kitlelere yaygınlaştırılması, sosyal içerme, ayrımcılıkla mücadele ve sivil toplum kuruluşları ile işbirliği gibi fırsatlar ve faydalar sunmaktadır.

Benzer işbirliklerine zemin hazırlayan güzel bir örnek olarak, Erasmus+ Programı altında yer spor projeleri gösterilebilir. Bu çerçevede spor örgütleri, akademik kurumlar ve sivil toplum kuruluşları ortaklaşa geliştirecekleri spor temelli projelerle, hem sporu tabana yaymaya çalışmakta, hem spor olanaklarından yoksun kitlelere ulaşmakta hem de sporun güncel sorunlarına (holiganizmle, dopingle mücadele, kural bilinci gibi) çözüm aranmaktadır. Bunun somut örneklerini, yine TVF’nin yer almakta olduğu Erasmus spor projelerinden görmekteyiz. (https://tvf.org.tr/kategoriler/erasmus-projeleri/ )

Sporun sosyal hayatımızda giderek artan oranda yer tutmaya başlamasına paralel olarak, spora yönelen akademik ilginin de artmaya başladığı bir gerçektir. Bunun doğal bir sonucu olarak, bu alanda üretilen bilimsel bilgi de genişlemekte ve spor dünyasının farklı aktörlerini inceleyen araştırmalarla zenginleşmektedir. Bu aktörlerden birisi olan hakemlere ilişkin çalışmaların artmaya başladığını görmek, benim için ayrıca sevindiricidir. Gelecek yazılarda elimden geldiğince bu çalışmalardan bazılarını sunmaya ve yorumlamaya çalışacağım. O zamana kadar sağlıklı ve voleybol dolu günler dilerim.

 

Onur Hoşnut

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu