Merhaba Kıymetli Okurlarımız,
Bugün yine Hopa’da yaşanan çok özel bir anı sizlerle paylaşmak istiyorum. Kolay değil, 26 yıllık turnuva geçmişinin 14 yılına bir şekilde emek verince, orada yaşananlar derin iz bırakıyor. Bu sebeple, Hopa’nın bendeki özel yerini ve orada yaşadığım en özel anları sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyuyorum.
Sene 2010…
[caption id="attachment_101611" align="alignright" width="231"]

Hopa Vefa Köşesi[/caption]
Hopa Plaj Voleybolu kortunun duvarlarında bugüne kadar şampiyonluk yaşayan tüm sporcuların isimlerinin yer aldığı bir pano var. Bu panoda 1999 yılından beri şampiyon olan kadın ve erkek takımlarının isimleri bulunuyor. Bugüne kadar hiçbir tesiste bulunmayan bu vefa dolu örnek bile kentin plaj voleyboluna duyduğu saygıyı gösteriyor. Vefa duygusu, Hopa’nın genlerinde var!
İşte bu panoda 2010 yılının erkekler şampiyonu olarak Ali Peçen ve Adem Mert’in isimleri yazmakta. Ali Peçen, kurduğu spor okulu ve kulübü ile halen voleybolun içinde yer alırken; Adem Mert ise Türkiye Voleybol Federasyonu Plaj Voleybolu Milli Takımlar Başantrenörü olarak plaj voleybolunda yeni nesilleri yetiştirmeye devam ediyor.
Sene 2025…
Bundan, 15 sene önce şampiyon olarak adını Hopa’nın unutulmazları arasına yazdıran Adem Mert, yıllar içinde birçok kez antrenör olarak turnuvaya destek verdi. Hopa’nın kendisi için çok farklı bir anlamı olduğunu belirten Adem, Plaj Voleybolu Milli Takımlarımızın Romanya’daki turnuvada yer alması sebebiyle bu yıl aramızda olamadı. Bu arada, Bükreş’teki Balkan Plaj Voleybolu Kulüpler Şampiyonası’nda Adem Mert’in antrenörlüğünü yaptığı TVF Spor Lisesi erkek takımımızın şampiyon olarak Ekim ayında Yunanistan’da düzenlenecek Kulüpler Avrupa Şampiyonası’na doğrudan katılma hakkı elde ettiğini de belirtelim.
[caption id="" align="aligncenter" width="748"]

TVF Spor Lisesi Kulüpler Avrupa Şampiyonası'nda[/caption]
Evet, bu yıl Hopa’da Mert ailesini Adem’in yerine kıymetli eşi Ayşe Dil Mert temsil etti. Partneri Selin Toy ile katıldıkları turnuva öncesinde Hopa Plaj Voleybolu Turnuvalarının kurucusu İbrahim Dağıstanlı’nın, kendisini eşinin isminin yazılı olduğu pano önüne götürerek, ‘Bak Ayşe, Adem gibi senin de buraya adını yazdırman lazım’ şeklindeki baskısına sahada cevap vereceğini söyleyen Ayşe, oyuncu olarak ilk kez çıkacağı Hopa turnuvası için hedefini belirlemiş oldu.
Eleme Turu Dahil Tüm Turları Geçtiler
Partneri Selin Toy ile iyi bir uyum yakalayan Ayşe için artık her maç daha farklı bir anlam taşıyordu. Turlar ilerliyor, yorgunluk ve doğa şartları voleybolcuların işini daha da zorlaştırıyordu. Yarı finalde kaybedilen maçla Adem’in isminin bulunduğu panoda yer alma şansını kaybetse de kürsüde yer almak ilk hedef olmuştu Ayşe-Selin çifti için.
Üçüncülük Maçını Bitiremiyordu
Bronz madalya maçında plaj voleybolunun deneyimli ve başarılı isimleri Medine Korkmaz – Kübra Hatice Tanrıkulu çiftiyle karşılaştılar. Kaybettikleri ilk setten sonra ikinci setin ortalarında sakatlık yaşayan Ayşe, oyuna devam edememe durumuyla karşı karşıya kaldı. Kurallara uygun olarak 5 dakikalık Medikal Mola’yı kullanan Ayşe için turnuvaya devam etmek ve geride oldukları maçı çevirmekten başka bir düşünce olamazdı. Medikal Mola sonrası Ayşe-Selin için maç adeta yeniden başladı. Sakatlığının şiddeti artsa da maçı bırakmayan Ayşe, partnerinin de verdiği ekstra sakinlikle maçı kazanarak kürsüde yer almaya hak kazandı. Zaten Selin Toy’un bu sakinliği maç sonunda kendisine “Turnuvanın En Cool Oyuncusu” özel ödülünü getirdi. Ayşe’nin son sayıyı aldıktan sonraki kendini kuma bırakma anı her şeyin özeti gibiydi!
[caption id="attachment_101614" align="alignright" width="300"]

Ayşe Dil Mert Maç Sonunda Kendini Kumlara Bıraktı[/caption]
[caption id="attachment_101613" align="alignnone" width="300"]

Selin Toy 'Turnuvanın En Cool' Oyuncusu Seçildi[/caption]
‘Yıllar Önce Yazılmış Hikayenin İçindeydim’
Ayşe-Selin çifti bu sezon ilk kez bir turnuvaya katılmıştı. Maçtan sonra ‘Turnuva öncesinde İbrahim Dağıstanlı’nın üzerime yüklediği görev ile zor da olsa kürsüde yer almayı başardık. Üçüncülük maçında sakatlandığım anda aklımda olan tek şey, eşimin şampiyonluk yaşadığı turnuvada kürsüde yer alabilmekti. Aslında katılmak bile benim için yeterliydi ama İbrahim ağabey o sözleri söylemeyecekti. İşin şakası bir yana kendisine bir kez daha selamlarımı iletiyorum’ diyerek o anları tekrar yaşadı Ayşe.
‘Adem için Hopa her zaman ayrı bir yerdedir. Benim için de gurur olan ve Adem’in isminin yazılı olduğu bir yerde 15 sene sonra turnuvaya katılmak, yıllar önce yazılmış bir hikayenin içindeymişim gibi hissettirdi. 2010’da henüz tanışmadığımız yıllarda eşim şampiyon olarak adını oraya yazdırmıştı. Yıllar sonra aynı sahilde, aynı kortta, bu kez ben mücadele ediyordum. Belki, ondaki kadar plaj voleybolu yeteneğim yok ama yüreğim en az onunki kadar oyundaydı! Hopa eşim için çok özel bir turnuva. Onun için bu hikayenin içinde olmak bana da çok özel hissettirdi’ diye duygularını açıklayan Ayşe Mert, ‘Belki adımı şampiyon olarak yazdıramadım ama bu sezon katıldığımız ilk turnuvada kürsüde yer almak benim için kıymetli. Artık Hopa benim için daha da özel’ diyerek gururunu ifade etti.

Kıymetli okurlarımız, gördüğünüz gibi plaj voleybolu, sadece rakipleriniz, doğa şartları ve kendinizle yarıştığınız bir spor değil! Duyguların egemen olduğu bir branş aynı zamanda. Özellikle de Hopa gibi plaj voleybolunun ruhunu yansıtan bu yerde yaşanan bu özel anlardan ‘Haberiniz Olsun’ istedim.
Kalın sağlıcakla.
*Fotoğraflar için Hopa Belediyesi’nden İlayda Çelik’e teşekkür ederim.
Yorum Yazın