Merhaba Kıymetli Okurlarımız,
Son yazımda Muğla’nın Köyceğiz ilçesindeki 30 Ağustos Zafer Bayramı sebebiyle bu yıl beşincisi düzenlenen Köyceğiz Zafer Kupası Plaj Voleybolu Turnuvası ve Köyceğiz Akademi Spor Kulübü’nün farkındalık temalı organizasyonundan bahsetmiştim.
Bugün de yine Muğla’da ancak bu sefer sadece Muğla’nın değil Türkiye’nin en önemli turizm merkezi olan Bodrum’daki başka bir voleybol hikâyesinden ‘Haberiniz Olsun’ istiyorum.
Bazı hikâyeler devasa bütçelerle ya da karmaşık planlarla başlamaz. Bazen sadece aynı hayale inanan birkaç yürekli insanın bir araya gelmesi yeterlidir. Bodrum Voleybol Spor Organizasyon Topluluğu’nun hikâyesi de işte tam olarak böyle, samimi ve güçlü bir fikirle başladı. Yıllarını file önünde geçirmiş; altı eski voleybolcu Handan, Furkan, Evsen, Firdevs, Melike ve Ecem, sporun birleştirici gücünü toplumsal bir faydaya dönüştürmek amacıyla el ele vermişler. Voleybolun kendilerine öğrettiği ‘Tek başına değil, birlikte güçlüsün’ düşüncesi yıllar sonra onları yeniden aynı takımda buluşturan duygu olmuş.
Bu altı gönüllü, yıllar önce salon voleybolunda takım olmanın ne anlamlar taşıdığını öğrenen ekip, bu kez kumların üzerinde voleybolu bir iyilik hareketine dönüştürmek için kolları sıvadı.
Haziran ayında Magi Beach’te yakılan ilk meşale, sadece bir plaj voleybolu turnuvasının değil, büyük bir dayanışmanın habercisiydi. Sahada kıyasıya bir rekabet yaşanırken, saha dışında herkes aynı takımın parçasıydı. O gün atılan her servis, özel çocukların eğitim gördüğü bir okula umut oldu. Turnuvadan elde edilen gelir, sponsorların ve duyarlı halkın katkılarıyla birlikte özel çocukların eğitim gördüğü bir okula bağışlandı. Düşünsenize bir tarafta voleybol oynanırken diğer tarafta özel çocuklarımızın eğitimine katkı sağlanıyor.
Ve artık o ateşi söndürmek mümkün değildi!
Ardından PAB Bodrum ile büyüyen organizasyonda 16 takım ve 90 sporcu ter döktü. Turnuvada doğal olarak setler, sayılar, kazananlar ve kaybedenler vardı. Ama konu iyilik olduğunda kazanan tek bir takım vardı.
Sponsorlar yine devreye girdi. Voleybolseverler tribünlerde, duyarlı insanlar destekte! Sporcular iki gün boyunca ter döktü. Ve bir kez daha iyilik sahadaydı. Bu kez; kas hastalığıyla savaşan minik Eymen’e ses olmak ve bir köy okulunun ihtiyaçlarına yetişmek için bir araya gelindi. İyilik söz konusu olduğunda skor tabelasındaki sayıların ötesine geçildi ve yine tek bir kazanan oldu: Dayanışma.
Gönüllülük esasıyla büyüyen bu hareket, voleybolun sadece bir oyundan ibaret olmadığını bir kez daha kanıtlıyor. Pasörün topu kaldırması, smaçörün bitirici vuruşu yapması gibi; sponsorların, sporcuların ve tribündeki sporseverlerin katkısı birleştiğinde ortaya kocaman bir umut çıkıyor.
Aslında Bodrum’dan yükselen bu ses, sadece voleybolculara değil, "Ben de bir şey yapabilirim" diyen herkese bir davet niteliğinde. Çünkü doğru bir amaç etrafında birleşildiğinde, o file iki takımı ayırmıyor; aksine insanları aynı iyilikte buluşturabiliyor.
Sonuçta iyilik de bir takım oyunu değil mi?
Voleybol üç pas ile oynanır. Bir oyuncu karşılar, diğeri kaldırır, bir diğeri son vuruşu yapar. Hiçbir sayı aslında tek kişinin eseri değildir. İşte iyilik de böyledir. Biri hayal kurar. Biri sahayı açar. Biri formasını giyip sahaya çıkar. Biri sponsor olur. Biri tribünden alkışlar. Biri bu sesi başka birine duyurur. Bu sesi duyan biri de belki küçücük bir katkıda bulunur.
Kıymetli okurlarımız, Bodrum Voleybol Spor Organizasyon Topluluğu büyük bütçelerle kurulmuş bir organizasyon şirketi değil. Voleybolu seven ve iyiliğin duyuldukça çoğalabileceğine inanan gönüllü insanların oluşturduğu bir topluluk. Bugün için 16 takım ve 90 voleybolcu başlayan plaj voleybolu destekli bu iyilik hareketi artık çok daha fazla bir desteğe ihtiyaç duyuyor. Bodrumlu iyiliksever voleybolcular ‘Yarın neden yüzlerce sporcu, onlarca sponsor ve binlerce iyilik gönüllüsü olmayalım?’ diye soruyor ve bir çağrıda bulunuyor:
Bu çağrı yalnızca voleybolculara değil bu hareketin bir parçası olmak isteyen herkese;
Bodrum’a…
İşletmelere…
Sponsorlara…
Sporculara…
Tribünden alkışlayanlara…
Ve “Ben de bir şey yapabilirim” diyen herkese…
Diyorlar ki; ‘Gelin, bu ateşi birlikte büyütelim. Bir sonraki iyilik hikâyesinde yalnızca seyirci olmayın. Sahaya çıkın. Destek olun. Ses olun. Bir el de siz uzatın. Çünkü iyiliğin büyümesi için herkesin büyük şeyler yapmasına gerek yok. Şimdi o kıvılcımı Bodrum’un dört bir yanına taşımak istiyoruz!’
Bir top yalnızca sayı kazandırmaz.
Bir file yalnızca iki takımı ayırmaz.
Bir maç yalnızca kazananı belirlemez.
Doğru bir amaç etrafında birleşildiğinde voleybol; bir çocuğun umudu, bir okulun ihtiyacı, bir ailenin “yalnız değiliz” diyebilmesini sağlar.
Bir çocuk daha gülsün.
Bir okulun daha ışığı yansın.
Bir aile daha “yalnız değiliz” desin.
Bir hayat daha umuda dokunsun diye…
Top havada.
Saha hazır.
Şimdi sıra hepimizde.
Çünkü bu maçın kaybedeni yok.
Bu kez skor tabelasında tek bir kelime yazıyor: İYİLİK
Kalın sağlıcakla.
Yorum Yazın