Köşe YazarlarıManşet

Semtin Çocukları Voleybolun Peşinde

Genel Yayın Yönetmenimiz Savaş Eskigülek, Aydınlık Gazetesi'ndeki Haberiniz Olsun isimli köşesinde voleybol salonlarındaki 'Futbol Taraftarları'na güzel bir örnekle yer verdi

Merhaba Kıymetli Okurlarımız,

Bugün 18 Mart. Bundan 107 yıl önce, 1. Dünya Savaşı’nın en büyük deniz savaşında kazandığımız muhteşem zaferin yıl dönümü. Başta Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere sayıları 300 bini bulan tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum.

Bildiğiniz gibi yazılarımda voleybolun paydaşlarından, kurallardan, hayat hikayelerinden, başarı öykülerinden örnekler vermeye çalışıyorum. Sporun dostluk, barış ve kardeşlik yönünü ortaya çıkaran paylaşımlarla voleyboldaki güzelliklerden daha fazla ‘Haberiniz Olsun’ istiyorum.

Bugün de sizlere örnek bir taraftar profilinden bahsedeceğim.

Kıymetli Okurlarımız,
İstanbul Anadolu yakasında oturduğumdan Burhan Felek ve VakıfBank Spor Sarayı’ndaki maçlara daha fazla gidiyorum. Avrupa Yakasındaki Eczacıbaşı ile Bahçeköy Orman Fakültesi Spor Salonu’na daha nadir gidebiliyorum.

Bu sezon, Avrupa yakasında Sarıyer Bld. Spor’un ilk maçından itibaren 4 maçına gittim. Ligde ilk iki haftayı galibiyetle kapatan Sarıyer Bld. Spor’da yeni transferler Taylandlı Ajcharaporn Kongyot ve Chatchu-on Moksri ‘nin performansı, sadece yurt içinde değil, yurt dışında da dikkatleri çekmeyi başardı.
Ülkeleri Tayland’da çok sevilen bu iki oyuncu sayesinde takımın Ankara’da oynadığı Karayolları Spor Kulübü maçı, internet üzerinden 400 bin izleyici sayısına ulaştı. Her maçı canlı yayınlanan ve izleyici sayısı on binleri bulan Sarıyer Bld. Spor, genç Türk oyuncularıyla birlikte Avrupa’nın en iyisi Sultanlar Ligi’nde mücadelesine devam ediyor.

‘Semtin Çocukları’ Sarıyer Bld. Spor’a destek veriyor

Yapılan tadilatla voleybola daha uygun hale gelen, 3 tarafı tribünle çevrili salonu, oynadığı her maçta doluyor.
‘Semtin Çocukları’ olarak tabir ettiğim bir taraftar grubu ise her maçta kendilerine ayrılan bölümü dolduruyorlar.
Evet, onlar futbol taraftarı, Beşiktaş tribününün çocukları. Ancak voleyboldaki klasikleşen ‘futbol taraftarı’ yakıştırması ile hiç alakaları yok!
Sezonun ilk maçından beri 4 kez bu tribün emekçileri ile bir araya gelme keyfi yaşadım.
Yanlış okumadınız, o grupla maç izlemek gerçekten büyük bir zevk oluyor benim için. Tribün kültürüne sahip bu kardeşlerimiz, tribünden gelen biri olduğumu; yaşımın da kendilerinden büyük olduğunu öğrendikleri anda inanılmaz bir saygı köprüsü kurdular benimle. Sağ olsunlar.

Semtin Çocuklarının Farkı Fair Play Ruhu

Bu kardeşlerim, voleybolla ilgili bilemedikleri her şeyi sorup, öğreniyorlar. Söylenenleri hemen anlıyorlar ve akıllardaki o ‘futbol taraftarı’ imajını siliyorlar.
Asla holigan tavır sergilemedikleri gibi çiçeklerle karşıladıkları rakip takımları, maçtan sonra sonuç ne olursa olsun alkışlarla uğurluyorlar. Voleybol maçında seyircinin nerede ve nasıl daha etkili olabileceğini yavaş yavaş öğrenip, alınan her sayı veya güzel bir seri sonrasında verdikleri tepkiyle oyuncularına güç katıyorlar.
Rakipleri gibi salonda bulunan tüm voleybol emekçilerine de saygı duyuyorlar. Öyle ki, yanımda gerçekleşen bir olayı aktarmak istiyorum.
Takımları, son dünya şampiyonu VakıfBank ile oynuyor. Maç öncesi Sarıyer Bld. Spor’da 4 oyuncu Covid-19 pozitif sebebiyle karantinada.
Semtin Çocukları, maç öncesi her iki takımı tribüne çağırdı. Maçın hakemlerinin anonsu sırasında tezahüratı bırakıp alkışlamaları ise gerçekten görülmeye değerdi.
Karşılaşma bitti, her iki takım yine alkışlandı.
Salon dışında ise maçın hakemlerinin yanına gelip, ‘Hocam, aslında sizin geldiğiniz hiçbir maçı kaybetmedik. Siz bize çok uğurlu geliyorsunuz. Ama bu sefer de Dünya Şampiyonuna denk geldik’ diyecek kadar voleybolu takip ediyorlar.

Salonda tek bir kötü söylemde bulunmayan ve Fair Play anlamında örnek tavırlar sergileyen Sarıyerli taraftarları tebrik etmek ve haklarını teslim etmek de bana düştü.

Sarıyer Bld. Spor’dan bahsedince iki konuyu dile getirmem gerek.

Kulüp maç sonu basın bülteni gönderiyor ama maçı yöneten hakemlerin isimlerini yok. O emekçilerin hakkını teslim etmek için yazmaları gerekir.
Bir de salonun girişinde ‘Kapalı Spor Salonu’ yazıyor. Açık salon diye bir şey var mı? Üstelik önünde ‘üniversite’ kelimesinin de bulunduğu o tabelanın düzeltilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Kalın sağlıcakla…

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu